Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi
DSpace@RTEÜ, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.

Güncel Gönderiler
İnflamatuvar barsak hastalığı olanlarda nütrisyonel durumun değerlendirilmesinde ultrasonografi ile ölçülen temporal kas kalınlığının kullanılması
(Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2022) Kotan, Elif Akyüz; Akdoğan, Remzi Adnan
Giriş ve Amaç: İnflamatuvar barsak hastalığının (İBH) seyri sırasında malnütrisyona sık rastlanmaktadır. Malnütrisyon İBH'de lokal ve sistemik komplikasyonlara, yaşam kalitesinde azalmaya, psikolojik komorbiditelerde ve mortalite riskinde artışa sebep olabilmektedir. Tüm bu sebeplerden dolayı malnütrisyon açısından yüksek riskli olan İBH hastaları, hastalık aktivasyonuna bakılmaksızın takipleri sırasında malnütrisyon gelişimi açısından izleme alınmalıdır. İBH hastalarında malnütrisyonun değerlendirilmesinde antropometrik ölçümler, biyokimyasal değerlendirmeler, vücut kompozisyon analizleri ve malnütrisyon değerlendirme ölçeklerinden yararlanılmaktadır. Bunların hiçbirisi İBH'ye spesifik olmadığı gibi, malnütrisyonun erken dönemde tanı almasında da yeterli olmamaktadır. Temporal kas kütlesi ölçümündeki azalmanın malnütrisyon varlığı ve mortalitenin güçlü bir belirleyicisi olabileceği ile ilgili yakın tarihli yapılan çalışmalar mevcuttur. Biz de çalışmamızda İBH tanısı ile takip edilen hastalarda beslenme durumlarının değerlendirilmesinde ve malnütrisyonun tespitinde yeni bir parametre olarak, ultrasonografi ile ölçülen temporal kas kalınlığını (TKK) kullandık. Nütrisyonel durumu belirlemek için TKK'nin tek başına geçerliliğini ve güvenilirliğini doğrulamayı ve beslenme durumuyla anlamlı şekilde ilişkili olup olmadığını araştırmayı amaçladık. Materyal ve Metod: Araştırmamıza 2021-2022 yılları arasında Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Polikliniği'nde ve Servisi'nde takip edilen 18 yaş üstü İBH tanısı olan 62'si Ülseratif Kolit (ÜK), 30'u Crohn Hastalığı (CH) toplam 92 hasta ve 92 sağlıklı kontrol grubu olmak üzere 184 kişi alındı. Araştırmamız tek merkezli, kesitsel bir çalışmadır. Hastaların demografik verileri (cinsiyet, yaş, yaşadıkları yer, sigara alışkanlıkları, kronik hastalıkları) ve laboratuvar parametreleri (beyaz küre, hemoglobin, nötrofil, lenfosit, trombosit, total protein, albumin, eritrosit sedimentasyon hızı, C-reaktif protein, demir, demir bağlama kapasitesi, ferritin, vitamin B12, folat ve vitamin D) hastaların rutin poliklinik tetkikleri ve yattığı sürede çalışılan tetkiklerinden hastaların dosyaları incelenerek retrospektif olarak elde edildi. Rutin dışı ek tetkik istenmedi. Antropometrik ölçümleri (vücut ağırlığı, beden kitle indeksi, triceps deri kıvrım kalınlığı, temporal kas kalınlığı) hesaplandı. Tüm hastalara femur ve vertebra kemik dansitometre (DEXA) ölçümleri 1 kez yapıldı. Hastaların malnütrisyon riski MUST (Malnutrition Universal Screening Tool) skoru kullanılarak değerlendirildi. MUST skorlamasına göre malnütrisyon risk sınıflaması yapılarak hastaların antropometrik ölçümleri ve TKK değerleri ile karşılaştırıldı. Bulgular: Araştırma kapsamında 62 ÜK tanılı (yaş ortancası 50 yıl), 30 CH tanılı (yaş ortancası 36.5 yıl) ve 62 sağlıklı kontrolü (yaş ortancası 47.5 yıl) olmak üzere toplam 184 birey incelendi. Çalışmamızda İBH hastalarında MUST skorlama sistemi kullanılarak malnütrisyon riski grupları belirlendi. 62 ÜK tanılı hastanın 41'inin (%66.1) malnütrisyon riski düşük iken, 9'unun (%14.1) orta ve 12'sinin (%19.4) yüksek saptandı. CH tanılı 30 hastanın ise 14'ünün (%46.7) malnütrisyon riski düşük iken, 3'ünün (%10.0) orta ve 13'ünün (%43.3) yüksek saptandı. Malnütrisyon risk gruplarından düşük ve orta olanlar birleştirilerek yüksek olanlar ile karşılaştırıldı. Buna göre ÜK tanılı hastaların %19.4'ünde (n=12) yüksek malnütrisyon riski saptanırken, CH tanılı hastaların %43.3'ünde (n=13) yüksek malnütrisyon riski saptandı. ÜK ve CH tanılı hastalar arasında malnütrisyon riski açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı (p=0.015). Hem ÜK hem CH için beden kitle indeksi (BKİ) açısından düşük-orta malnütrisyon risk grubu ile yüksek malnütrisyon risk grubu arasında istatistiksel anlamlı fark saptandı (sırasıyla p=0.004, p=0.001). Yaptığımız çalışmada İBH semptomlarından (bulantı-kusma, karın ağrısı, ishal, kanlı dışkılama, kilo kaybı) herhangi biri veya birkaçının varlığının her iki hastalıkta da yüksek malnütrisyon riski ile ilişkili olduğu bulundu (ÜK ve CH için sırasıyla; p=0.013; p=0.003). Hastalık aktivasyonunu ÜK için Partial MAYO (Partial Mayo Scoring Index), CH için CDAI (Chron's Disease Activity Indeks) aktivasyon skoru kullanarak belirlediğimiz çalışmamızda her iki hastalık grubu için de hastalık aktivasyonu ve malnütrisyon riski arasında belirgin xiv istatistiksel anlamlı fark saptandı (ÜK ve CH için sırasıyla; p<0.001; p<0.001). Malnütrisyon risk gruplarında laboratuvar parametrelerini incelediğimizde ÜK tanısı olup yüksek malnütrisyon riski olan grupta daha düşük hemoglobin ve serum demir düzeyi, daha yüksek ESH ve CRP tespit edildi ve bu sonuçlar istatistiksel olarak anlamlı idi (sırasıyla; p=0.015; p<0.001; p=0.001; p=0.001). Crohn Hastalığı tanısı olanlar için yüksek malnütrisyon riski olan grupta beyaz küre, nötrofil, lenfosit, NLO, ESH, CRP, total protein ve albümin düzeyleri arasında istatistiksel anlamlı fark saptandı (sırasıyla; p=0.025; p=0.003; p=0.012; p<0.001; p=0.048; p=0.003; p=0.008; p=0.001). Hem ÜK hem de CH'de yüksek malnütrisyon riski olan gruplarda sağ ve sol TKK daha düşük ölçülmesine rağmen risk grupları arasında istatistiksel anlamlı fark saptanmadı. Bu sonuç İBH'de ultrasonografi ile ölçülen TKK değerinin güncel kullanılmakta olan malnütrisyon skoru ile korelasyon göstermese de, kontrol grubuna göre istatistiksel anlamlı azalmış olduğunu ancak malnütrisyon risk düzeyi yüksek olan hastaları öngörmede tanısal karar verdirici olmadığını göstermektedir. Sonuç: İnflamatuvar barsak hastalığında ultrasonografi ile ölçülen temporal kas kalınlığı değerinin malnütrisyonu öngörmede belirleyici olmadığı gösterilmiştir.
Türkiye'deki sosyal latin dansçılarının yaşam doyumlarının incelenmesi
(Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 2022) Atakan, Sait; Aydoğan, Hayri
Bu çalışmada, "Türkiye'deki Sosyal Latin Dansçılarının Yaşam Doyumlarının demografik bazı değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma grubunun evrenini, 2021-2022 yıllarında Türkiye'deki farklı dans okullarına giden ve sosyalleşme amacı ile dans eden 2000 civarında katılımcı oluşturmaktadır. Örneklemini ise 2021-2022 yıllarında evrende belirtilen 30 farklı ildeki dans okullarından, seçkisiz tesadüfi örnekleme yöntemi ile belirlenen 540 gönüllü sosyal latin dansçısı oluşturmaktadır. Çalışmada katılımcılara, araştırmanın amacına yönelik uzman görüşü de alınarak araştırmacı tarafından hazırlanan katılımcıların kişisel özelliklerini tanımlayan 8 maddelik "DemoŞekil Bilgi Formu" ve Kaba, Erol ve Güç (2018) tarafından geliştirilmiş "Yetişkin Yaşam Doyum Ölçeği" uygulanmıştır. İstatistik testlerin yapılmasında Windows SPSS 26.0 lisanslı istatistik programı kullanılmıştır. Testlerde ilk olarak dataların parametrik testlerin ön koşullarını sağlayıp sağlamadığına Skewness ve Kurtosis (çarpıklık basıklık) değerlerine bakılarak -1.0 +1.0 aralığında yer aldığından verilerin normal dağıldığı gözlemlenmiştir. Veriler normal dağılım gösterdiğinden verilere istatistiki analiz olarak Bağımsız Örneklem T-Testi, tek yönlü varyans analizi ve Pearson Korelasyon analizi testleri uygulanmıştır. Çalışma sonucunda ulaşılan bulgularda; sosyal latin dansçılarının; medeni durum değişkenine göre evli dansçıların genel yaşam doyum ortalamalarının bekar katılımcıların ortalamalarından anlamlı düzeyde yüksek olduğu, cinsiyet değişkenine göre kadın dansçıların ilişki doyumu ve benlik doyumu alt boyutlarında erkek dansçılara oranla anlamlı farklar çıktığı belirlenmiştir. Ayrıca lisanslı spor yapan sosyal latin dansçılarının benlik doyumu ve iş doyumu alt boyut ortalamalarının lisanslı spor yapmayan dansçılara göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Diğer bir demografik özelliğimiz olan aylık gelir kategorisine göre genel yaşam doyumu, sosyal çevre doyumu ve iş doyumu alt boyutlarının faklı aylık gelir düzeyleri arasında anlamlı farklılıklar olduğu belirlenmiştir. Sosyal latin dansçılarının sosyal latin dans yapma yılı değişkenine göre anlamlı farklılıklar ortaya çıktığı belirlenmiştir. Meslek değişkenine göre özel sektörde çalışan dansçıların genel yaşam doyumu ve sosyal çevre doyumu alt boyut ortalamalarının, öğrencilerin ortalamalarından anlamlı şekilde daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Tüm bu anlamlı farklılıklara karşın sosyal latin dansçılarının eğitim durumu değişkeninde herhangi anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Ayrıca yapılan, Pearson Korelasyon analizinde; sosyal latin danslarına katılım yılı değişkenine göre sosyal latin dansçılarının sosyal latin dans yapma yılları arttıkça genel yaşam doyumları, benlik doyumları, sosyal çevre doyumları ve iş doyumları düzeylerinde pozitif yönde anlamlı artışlar gözlenmiştir. Son olarak katılımcıların yaşları arttıkça genel yaşam doyumları ve sosyal çevre doyumlarında da anlamlı artışlar gözlenmiştir.
Seyahat acentesi çalışanlarının bireysel yaratıcılık düzeylerinin satış performansları üzerindeki etkisinde müşteri odaklılığın düzenleyici rolü
(Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2022) Sönmez, Tuba; Akay, Ali
21. yüzyıl dünyasında teknolojik değişim ve gelişimlerin insan hayatında yer edinip kendini baş göstermesiyle birlikte tüketici istek, ihtiyaç ve beklentilerde sürekli bir döngü şeklinde farklılaşma yoluna giderek değişim göstermektedir. Bu nedenle işletmelerin bu değişimlere ayak uydurabilme, sürdürülebilirliklerini koruyabilme, rakiplerinden farklılaşma, rakiplerine karşı rekabet avantajı elde etme, yeni ürün/hizmetler ortaya çıkarabilme ve performans düzeylerinde artış sağlayabilmek için yaratıcılık yaklaşımını ve müşteri odaklı olma kültürünü benimsemektedirler. Bu çalışmanın amacı, seyahat acentesi çalışanlarının bireysel yaratıcılık düzeylerinin satış performansları üzerindeki etkisinde müşteri odaklılığın düzenleyici rolünü irdelemektir. Araştırmada yöntem olarak nicel araştırma yöntemlerinden biri olan ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Türkiye'de faaliyet göstermekte olan seyahat acentesi çalışanları oluşturmaktadır. Araştırmada örneklem büyüklüğünün belirlenmesinde ise olasılıklı olmayan örnekleme yöntemlerinden olan kolayda örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Bu çalışma kapsamında toplamda 382 anket analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonucunda, çalışanların bireysel yaratıcılık düzeyleri ile satış performansları arasında pozitif yönlü ve yüksek düzeyde bir ilişki olduğu, aynı zamanda çalışanların müşteri odaklılık düzeyleri ile satış performansları arasında pozitif yönlü ve orta düzeyde bir ilişki olduğu saptanmıştır. Ayrıca çalışanların bireysel yaratıcılık düzeylerinin satış performanslarına etkisinde müşteri odaklılığın düzenleyici bir role sahip olduğu sonucuna da ulaşılmıştır.
Sınıf eğitimi öğretmen adaylarının ilkokul matematik dersinde değerler eğitimine ilişkin görüşleri
(Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2022) Çelik, Ebru; Kaptan, Seher Yarar
Bu çalışmanın amacı, sınıf eğitimi öğretmen adaylarının ilkokul matematik dersinde değerler eğitimine ilişkin görüşlerini belirlemektir. Çalışma nitel bir çalışma olmakla birlikte çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu bir devlet üniversitesinin sınıf eğitimi ana bilim dalında öğrenim gören öğretmen adayları oluşturmaktadır. Araştırmaya 1, 2, 3 ve 4. sınıfta öğrenim gören toplam 208 öğretmen adayı katılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan "Sınıf Eğitimi Öğretmen Adayları Görüşme Formu" kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde nitel veri analiz yöntemlerinden olan içerik analizi ve betimsel analiz kullanılmıştır. Araştırmada sınıf eğitimi öğretmen adaylarının; değer ve değerler eğitimi kavramı hakkında bilgi sahibi olduğu ve kavramlar hakkındaki ifadelerinin alan yazındaki tanımlarla ve yapılan diğer çalışmalarla benzerlik gösterdiği, değerler eğitimini en fazla hayat bilgisi ve sosyal bilgiler dersleri ile ilişkili bulurken en az matematik dersi ile ilişkili buldukları, 2018 MDÖP'de yer alan kök değerler ve derse özgü değerleri bilmediklerini ifade ettikleri, matematik dersi ile en fazla paylaşım, sorumluluk, eşitlik en az sevgi, dostluk ve vatanseverlik değerlerini ilişkilendirilebilir buldukları, matematik dersinde değerler eğitimi yapılabileceği görüşüne sahip oldukları, matematik dersinde değerleri kazandırmak için en fazla problemler konusu ile ilgili etkinlikler, grup çalışması ve gerçek nesne paylaşımı etkinlikleri yapmayı planladıkları, matematik dersinde değerler eğitimi yaparken güçlüklerle karşılaşacaklarını düşündükleri, matematik dersinde değerler eğitimi ile ilgili desteğe ihtiyaç duydukları sonuçlarına ulaşılmıştır.
Temmâm Hassân'ın "Menâhicu'l-bahs Fi'l-luga" adlı eserinde dil araştırma yöntemi
(Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2022) Kömürcü, Hatice Sare; Kaplan, Ahmet
Yöntem meselesi, modern dönemde bilimsel araştırmaların mahiyetini temelden belirleyen ve bilgiyi konu edinen her çabanın ilgi odağı olmuştur. Modern dilbilimi, Batı'da neşet ettikten kısa bir süre sonra Arap dili araştırmalarını da etkisi altına almış, yöntem tartışmalarının etkisiyle Arap dil mirasını tartışmaya açmış ve böylece Arap dünyasında yöntem arayışları başlamıştır. Temmâm Hassân ve Menâhicü'l-baḥs̱ fi'l-luġa isimli çalışması bu arayışın, dilbilimi alanını temsil eden en iyi örneklerdendir. Temmâm Hassân, Arap dili hakkında telif ettiği çeşitli eserlerinde yöntem konusunu doğrudan ve dolaylı olarak tartışma konusu yapmıştır. Bununla birlikte biz, iki sebepten dolayı, çalışmamızı adını zikrettiğimiz eserle sınırlı tuttuk. Birincisi, bu çalışmanın zamanı Temmâm Hassân'ın bütün eserlerini incelemeye yetmeyeceği düşüncesi. İkincisi ise daha dar bir alanda derinlikli inceleme yapmanın daha faydalı olacağı kanaati. Bununla birlikte, Temmâm Hassân sonraki dönemlerde ön plana çıktığı bazı görüşlerine bu çalışmada yer verdik. Çünkü, bize göre, ele aldığımız eseri onun temel hareket noktasıdır ve daha sonra ortaya koyduğu kuram ve kavramlar bir bakıma bu eserin ürünü olmuştur.



















