Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi
DSpace@RTEÜ, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.

Güncel Gönderiler
Three-dimensional evaluation of the femoral medullary canal center for antegrade femoral nailing
(Sakarya University, 2026) İsmailoğlu, Pelin; Soyluoğlu, Ali İhsan; İsmailoğlu, Abdul Veli; Özsoy, Mehmet Hakan; Bayramoğlu, Alp
Objective: Antegrade intramedullary nailing is a commonly used method for the treatment of femoral shaft fractures. However, the optimal anatomical entry point for nail insertion on the proximal femur remains controversial. This study aimed to anatomically determine the projection of the femoral medullary cavity center on the proximal femur using three-dimensional computed tomography imaging. Materials and Methods: Computed tomography scans from 51 adult individuals were retrospectively analyzed. A total of 102 femora (right and left) were reconstructed in 3D and evaluated using the Sectra IDS7 visualization system. The medullary cavity was identified in each femur, and its center was projected onto the superior surface of the proximal femur. The position of the trochanteric fossa and greater trochanter tip was also assessed in relation to the projected center. Results: The center of the medullary cavity was located more anteromedially than the trochanteric fossa by 31.4% on the right and 39.2% on the left. No significant differences were found between genders. The tip of the greater trochanter rarely covered the center. If the trochanteric fossa was used as the entry point, the greater trochanteric tip overlapped with the entry zone in 66.7% (right) and 88.2% (left) of cases. Conclusion: This study demonstrated that the center of the femoral medullary cavity projects anteromedially to the trochanteric fossa. The findings provide key anatomical references for identifying the optimal entry point during antegrade femoral nailing with straight nails. We believe these data may guide surgical planning, reduce complications, and improve surgical success.
Book of Abstracts of the 2nd International Eastern Black Sea Symposium
(Türkiye & Russia in Terms of Historical, Diplomatic and Geopolitical Perspectives)
(2026) Kolot, Burak
RECEP TAYYIP ERDOGAN UNIVERSITY
II. INTERNATIONAL EASTERN BLACK SEA
SYMPOSIUM
(Türkiye & Russia in Terms of Historical,
Diplomatic and Geopolitical Perspectives)
BOOK OF ABSTRACTS
Vitamin D takviyesinin apikal lezyon iyileşme hızı üzerindeki etkisinin araştırılması: Prospektif, randomize klinik çalışma
(Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2022) Maraş, Edanur; Arıcıoğlu, Banu
Amaç: Bu çalışmanın amacı, D vitamini takviyesinin periapikal lezyon iyileşme hızı
ve yeni oluşan kemik kalitesi üzerindeki etkisinin radyografik ve biyokimyasal olarak
değerlendirilmesidir.
Gereç ve yöntem: Bu çalışmaya, 5 mm ve üzeri çapta periapikal lezyon tespit edilen
mandibular molar dişe sahip, serum 25(OH)D seviyeleri 20-30 ng/mL aralığında bulunan,
sistemik olarak sağlıklı erkek bireyler dahil edildi. Toplamda 73 birey randomize olarak
çalışma (n=37) ve kontrol (n=36) grubuna ayrıldı. Çalışma grubuna D vitamini takviyesi
yapılarak serum 25(OH)D seviyesi optimum düzeyde (30-50 ng/mL) korunurken, serum
25(OH)D seviyesi <30 ng/mL (yetersiz) düzeylerde olan kontrol grubuna ise herhangi bir
takviye verilmeden takip edildi. Periapikal lezyona sahip dişler standart bir endodonti
protokolü kullanılarak tedavi edildi. Pre-operatif ve 3-6-9-12. ay kontrol radyografileri aynı
pozlama ayarlarında, paralel teknik kullanılarak periapikal radyografi tekniği ile elde edildi.
Takip süresince serum 25(OH)D düzeyleri kemilüminesans yöntem ile; TNF-α düzeyleri
ELISA kiti kullanılarak ölçüldü. Lezyon alanındaki küçülme mm2 olarak, kemik kalitesi
fraktal analiz ile hesaplandı. Pre-opertatif ve takip değerleri Mann-Whitney U testi ile
istatistiksel olarak analiz edildi (p<0.05).
Bulgular: Çalışma grubunda kontrol grubuna kıyasla lezyon alanında anlamlı
derecede daha fazla azalma tespit edildi ( p<0.05). Çalışma ve kontrol grupları arasında fraktal
analiz değerleri, Molven kriterleri skorları ve TNF-α düzeyleri açısından anlamlı bir fark
bulunmadı ( p>0.05).
Sonuç: Optimum D vitamini seviyesinin (30-50 ng/mL) endodontik tedavi başarısı
üzerinde olumlu etkisi olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışmanın limitleri dahilinde, uygun
görüldüğü durumda takviye ile D vitamini seviyesinin optimum düzeye çıkarılmasının
periapikal lezyonlu dişlerin iyileşme sürecinde yararlı olabileceği sonucuna varılabilir
Fen bilimleri öğretiminde eğitsel oyun içerikli çalışmaların incelenmesi: Bir meta-sentez çalışması
(Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2022) Doğan, Büşra; Konur, Kader Birinci
Bu çalışma Türkiye’de fen bilimleri öğretiminde eğitsel oyun yönteminin
uygulanmasına yönelik yapılmış yüksek lisans tezi, doktora tezi ve makalelerin
belirli ölçütlere göre analiz edilerek genel durumunu belirlemek amacıyla
yapılmıştır. Çalışmada meta-sentez yöntemi kullanılmıştır. Belirlenen anahtar
sözcüklerle ulaşılan fen bilimleri öğretiminde eğitsel oyun yönteminin etkisini
araştıran deneysel-yarı deneysel, nicel yöntem ve karma yöntemi kullanan 48 yüksek
lisans tezi, 7 doktora tezi ve 42 makale bu çalışmanın veri kaynağını oluşturmaktadır.
Bu tez ve makaleler belirlenen temalar üzerinden incelenmiştir. Çalışmalar içerisinde
en çok çalışma yüksek lisans düzeyinde ve 2019 yılında yapılmıştır. Eğitsel
oyunların kullanıldığı örneklem grubunu en çok 7.sınıf öğrencileri oluştururken,
örneklem grubunun büyüklüğü (50-100) kişi aralığında oluşmaktadır. Çalışmaların
yayın türü içerisinde uygulama süresi en fazla (4-7) hafta aralığında olan çalışmalar
sürmüştür. Çalışmalarda en çok nicel araştırma yöntemi kullanılmış ve araştırma
deseni olarak deneysel desen tercih edilmiştir. Analizi yapılan çalışmalarda en çok
“Canlılar ve Yaşam” öğrenme alanında, veri toplama aracı olarak daha çok “Başarı
Testleri” kullanılmıştır. Araştırmada ulaşılan sonuçlara dayalı olarak konuyla ilgili
çeşitli öneriler sunulmuştur.
Ameliyat öncesi düşük seviyeli lazer tedavisinin altüçüncü molar ile ilişkili ağrı, şişlik ve trismus üzerineetkisi
(Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2022) Yunusova, Sabina; Balaban, Emre
Amaç:Bu çalışmanın amacı MGÜMD’lerin çekimi öncesi uygulanan DSLT’nin cerrahi
işlem sonrasında gelişen ağrı, ödem ve trismus üzerine etkisini değerlendirilmektir.
Materyal ve Metot: Çalışmaya 18-45 yaş arası klinik ve radyografik müayeneleri
sonucu çekim endikasyonu konulan bilateral, benzer pozisyonda, gömülü mandibular üçüncü
molar dişleri olan 28 hasta katıldı. Hastalar 2 gruba bölünerek 1. gruba cerrahi operasyondan
10 dakika önce DSLT işlemi uygulanmış, 2.grup kontrol grubu olarak belirlenmiş ve mavi led
ışık uygulamasından sonra rutin gömülü diş çekimi yapılmıştır. DSLT'nin cerrahi operasyon
sonrası oluşan ağrı, ödem trismusa etkisini değerlendirmek amacıyla operasyon öncesi 24. saat
(T0), 48.Saat (T1) ve 7. günde(T2) ölçümler yapıldı. İstatiksel analiz için Jamovi 2.2.5 istatistik
programı kullanılmıştır. Normal dağılım elde edilmediği için grup içi tekrarlayan zamanların
ölçülmesinde Friedman testi kullanılmıştır. Lazer ile kontrol grubu ise Mann-Whitney U testi
ile değerlendirilmiştir.
Bulgular: Çalışmaya katılan ve yaş ortalaması 21,34±4,37 olan hastaların 23’ini
(%82,14) kadınların, 5’ini (%17,86) ise erkeklerin oluşturduğu belirlendi. T0, T1 ve T2
zamanında ağrı, trismus, ödem açısından lazer ve kontrol grubu arasında istatistiksel olarak
anlamlı bir farklılık elde edilmemiştir. (p>0,05)
Sonuç: Bu çalışmanın sınırları dahilinde ameliyat öncesi uygulanan DSLT nin cerrahi
işlem sonrasında gelişen ağrı, ödem ve trismus üzerine etkilerinin klinik olarak kabul edilebilir
sonuçlar gösterdi. DSLT nin uzun dönem başarılarının değerlendirilmesi için yeni klinik
çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır



















