Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi
DSpace@RTEÜ, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.

Güncel Gönderiler
Glatiramer asetat ve melatoninin sistemik ve lokal kullanımlarının travmatik fasiyal yaralanmalardaki etkinliklerinin elektrofizyolojik ve histopatolojik olarak değerlendirilmesi
(Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2022) Göksu, Muhammed Raşid; Gümrükçü, Zeynep
Amaç: Travmatik fasiyal sinir hasarı günlük hayatta sıkça görülmekte olup kişilerde fonksiyonel, kozmetik ve psikolojik problemlere yol açabilmektedir. Fasiyal sinir hasarlarının tedavisi klinikte önemli bir yere sahip olup günümüzde kullanılan cerrahi ve medikal tedavilere ek olarak tedavi seçeneklerini geliştirmek için literatüre her geçen gün yeni çalışmalar eklenmektedir. Bizde bu çalışmamızda melatonin ve glatiramer asetatın travmatik sinir hasarı modellerinde sinir rejenerasyonuna etkisini elektrofizyolojik ve histopatolojik olarak değerlendirmeyi amaçladık. Materyal ve Metot: Çalışmamızda 42 adet Wistar Albino erkek rat kullanıldı. Denekler sağlıklı kontrol, hasarlı kontrol, sistemik melatonin, lokal melatonin, sistemik glatiramer asetat ve lokal glatiramer asetat olmak üzere rastgele eşit 6 gruba ayrıldı. Sağlıklı kontrol grubu hariç tüm deneklerin sağ fasiyal sinir trunkusları "crush injury" modeli ile hasarlandı. Her gruba ilgili tedavi prosedürü uygulandıktan sonra ratlar 4 hafta boyunca takip edildi. Çalışma gruplarındaki tüm ratların cerrahi öncesi ve çalışma sonunda fasiyal sinirin motor fonksiyonları elektrofizyolojik olarak kaydedildi ve hasarlı sinir bölgesi rezeke edilerek histopatolojik olarak değerlendirildi. Bulgular: Elektrofizyolojik incelemede tüm tedavi grupları ile kontrol grubu hasarlanma öncesi ve sonrası verilerine göre kıyaslandığında hem amplitüd değeri en fazla azalan hem de latens değeri en fazla uzayan grubun kontrol olduğu görüldü. Sadece sistemik melatonin grubunda hem amplitüd azalışının hem latens artışının kontrol grubuna göre anlamlı pozitif olduğu görüldü. Tedavi grupları arasında amplitüd ve latense göre yapılan kıyaslamada her iki değerlendirmenin pozitif korelasyon gösterdiği bir tedavi grubu belirlenemedi. Histopatolojik değerlendirmede hem akson yüzey alanı hem de histolojik hasar skorlamasında tüm tedavi grupları hasar kontrol grubuna göre anlamlı pozitif bulundu. Sonuç: Travmatik fasiyal sinir hasarında melatonin ve glatiramer asetatın rejenerasyona olumlu etki ettiği hem histolojik hem de elektrofizyolojik olarak gösterilmiştir. Her iki ajanında periferik sinir rejenerasyonunda etkili bir tedavi olabileceği düşünülmektedir. Uygun doz ve tedavi sürelerinin belirlenebilmesi için daha geniş kapsamlı çalışmalara ihtiyaç vardır.
Sınıf öğretmenlerinin girişimcilik özellikleri ile karar verme beceri düzeylerinin belirlenmesi: Ordu ili örneği
(Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2022) Kereci, Nurullah; Çınar, Sinan
Bu çalışma sınıf öğretmenlerinin girişimcilik özellikleri ile karar verme becerilerinin cinsiyet, eğitim durumu ve hizmet süresi değişkenleri açısından incelenmesini amaçlamaktadır. Çalışmanın örneklemini Ordu ilinde görev yapan sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli benimsenmiş ve veri toplama aracı olarak "Girişimcilik Ölçeği" ve "Melbourne Karar Verme Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS paket programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda sınıf öğretmenlerinin girişimcilik özellikleri ile karar vermede özsaygı düzeylerinin yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Girişimcilik özelliklerinin cinsiyet bağlamında erkek öğretmenler lehine, eğitim durumu bağlamında lisansüstü eğitime sahip öğretmenler lehine ve hizmet süresi bağlamında çok deneyimli öğretmenler lehine anlamlı farklılıklar gösterdiği saptanmıştır. Karar verme becerisinde ise karar vermede özsaygı düzeyinin cinsiyet bağlamında erkek öğretmenler lehine, eğitim durumu bağlamında lisansüstü eğitime sahip öğretmenler lehine anlamlı farklılıklar gösterdiği tespit edilmiş fakat hizmet süresi bağlamında anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır. Ayrıca girişimcilik ölçeğinin tüm alt boyutları arasında aynı yönlü anlamlı ilişkilerin olduğu saptanmış ve karar verme ölçeği özsaygı alt boyutu ile kaçıngan karar verme ve erteleyici karar verme stilleri arasında ters yönlü anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışmada girişimcilik özelliklerinin karar verme becerileri ile olan ilişkisi incelenmiştir. Bundan sonraki yapılacak olan çalışmalarda girişimcilik özelliklerinin farklı becerilerle olan ilişkisi incelenebilir.
Hidrotermal yaşlandırmanın monolitik zirkonya materyalleri üzerindeki optik, mekanik ve kimyasal etkisi
(Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2022) UUlu, Mamasaly Abdinabi; Alkurt, Murat
Hidrotermal Yaşlandırma'nın Monolitik Zirkonya Materyalleri Üzerindeki Optik, Mekanik ve Kimyasal Etkisi Amaç: Bu in-vitro çalışmanın amacı; monolitik zirkonyum materyallerine uygulanan hidrotermal yaşlandırma işlemlerinin translusensi parametresi, faz değişimi, topografik özellikler, yüzey sertliği ve bükülme dayanımına etkisini incelemektir. Materyal ve Metod: Çalışma için 3 tip multi layer içerikli zirkonya sistemi (Katana, Kuraray Noritake) seçildi: Ultra Translusent Multi Layer zirkonya (UTML), Süper Translusent Multi Layer zirkonya (STML) ve Multi Layer zirkonya (ML). Kullanılacak olan örneklerin sinterleme işlemine tabi tutulduktan sonraki nihai boyutu 15 mm çapında ve 1.2 mm kalınlığında disk şeklinde ayarlandı. Örnekler zirkonya tipine göre üçe ayrıldığı gibi hidrotermal işleme tabi tutulma prosedürüne göre de üç alt gruba ayrıldılar. Her bir alt grupta dokuz (n=9) adet örnek bulunurken, çalışmada toplam seksen bir (n=81) örnek kullanılmıştır. Materyallerin optik, kimyasal, topografik, fiziksel ve mekanik yapıları sırasıyla; Spektrofotometre, X-Ray Difraktometre (XRD), Tramalı Elektron Mikroskobu (SEM), Vickers mikrosertlik test cihazı ve İki eksenli Bükme test cihazı kullanılarak belirlendi. Elde edilen veriler iki yönlü varyans analizi ve Tukey çoklu karşılaştırma testi ile istatistiksel olarak değerlendirildi (p<0.05). Bulgular: Hidrotermal yaşlandırma işleminin translusensi değerini anlamlı olarak etkilediği (p<0.05), yüzey sertlik değerleri üzerindeki etkisinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark gözlemlenmediği saptandı (p˃0.05). Kontrol grubu ile karşılaştırıldığında, 5 saat ve 10 saat yaşlandırma işlemi tüm materyallerin XRD faz değişimindeki monoklinik miktarı arttırmakla birlikte en yüksek artış oranı ML grubunda olduğu belirlendi. Yaşlandırma süresi ve materyal tipinin faz değişim oranını ve iki eksenli bükülme direncini anlamlı olarak etkilediği görüldü (p<0.05). Sonuç: Hidrotermal yaşlandırmanın translusensi değeri artırılmış monolitik zirkonyaların translusensi değeri üzerinde kayda değer etkileri olmuştur. Translusent zirkonyaların tetragonal-monoklinik faz dönüşüm oranı, ML grubu dışında düşük bulunmuştur. Yaşlandırma işleminin Vickers sertlik değerini etkilemediği belirlendi. Materyal tipine göre en yüksek Vickers sertlik değeri UTML grubunda, en düşük Vickers sertlik değeri ML grubunda olduğu bulundu. Materyal tipine göre iki eksenli bükülme direnci değerlendirildiğinde en yüksek değer ML grubunda, en düşük değer ise UTML grubunda gözlemlendi. 5 saat ve 10 saat yaşlandırma işlemi iki eksenli bükülme direncini genel olarak artırdığı belirlendi.
Tip 2 odontoid fraktürünün pontikulus postikus ile ilişkisinin araştırılması
(Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2022) Durmaz, Serdar; Özdemir, Bülent
Giriş: Embiriyolojik olarak occiputan C2-C3 disk mesafesine kadar uzanan üst servikal bölge alt servikal bölgeden farklıdır . Ve bu yüzden üst servikal bölge ve kafataşı essiz karmaşık kemik , ligaman ve vasküler yapılara sahiptir . Bu anatomik yapılardan biri pontikulus postikusdur . Pontikulus postikus üst servikal bölgenin biomekaniğini değiştirerek odontoid fraktür oluşmasına neden olabilir . Amaç: Komplet ve inkomplet pontikulus postikusun odontoid fraktür oluşmasına etkisini inceledik . Materyal ve Metod : Etik kurul onayı alındıktan sonra odontoid fraktürlü ve kontrol grubundaki hastaların bilgisayarlı tomografi görüntüleri analiz edildi . Odontoid fraktürlü 14 hastanın ve servikal travmalı 13 hastanın bilgisayarlı tomografi görüntüleri pontikulus postikus mevcudiyeti açısından karşılastırıldı ve değerlendirildi . Tip iki odontoid fraktürü ve pontikulus postikus mevcudiyeti arasındaki ilişki Mnn-Whitney Test ve Ki-Kare Test ile analiz edildi . Tartışma : Odontoid fraktürlü 14 hastanın 7 ' sinde pontikulus postikus mevcuttu . Bu çalışmada pontikulus postikus anamolisinin odontoid fraktür oluşmasına etki edebileçeği göşterildi . Anatomi bilgisi beyin cerrahisi uygulamalarında önem arz etmektedir . Omurga dengesi önemli bir konudur . Çünkü omurga dik duruşta mekanik yükü taşımada önemli rol oynar . Pontikulus postikus mevcudiyeti ile ilgili önceki çalışmalardan farklı olarak bizim çalışmamız pontikus postikus mevcudiyetinin tip iki odontoid fraktürlü hastalarda daha çok olduğunu gösterdi . Sonuç: Bu çalışma tip iki odontoid fraktür gelişimine pontikulus postikus mevcudiyetinin negatif etki ettiğini gösterdi.
Doğu Karadeniz'de avlanan altınbaş kefal (Chelon auratus, Risso, 1810)'in bazı biyolojik özelliklerinin belirlenmesi
(Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2022) İncekara, Dilek; Kalaycı, Ferhat
Bu çalışmada, Mayıs 2020 – Nisan 2021 döneminde Rize bölgesinde avlanan Altınbaş Kefali (Chelon auratus, Risso, 1810)'nin bazı biyolojik özellikleri incelenmiştir. Araştırma boyunca, 142 (% 43,83) dişi ve 182 erkek (% 56,17) bireyden oluşan toplam 324 adet örnek elde edilmiştir. Tüm örneklerin toplam boyları 16,5-38,8 cm, ağırlıkları ise 37,76-568,56 g arasında dağılım göstermiş olup ortalama boy ve ağırlıkları sırasıyla 26,9±3,714 cm ve 172,475±72,240 g olarak hesaplanmıştır. Dişi, erkek ve tüm bireylere ait boy-ağırlık ilişkileri sırasıyla; W = 0,0129L2,8641, W = 0,0150L2,8266 ve W = 0,0158L2,8086 şeklinde belirlenmiştir Dişi, erkek ve tüm bireylerde büyümenin negatif allometrik (b<3) olduğu saptanmıştır. Asimptotik boy değerleri (L∞) dişi, erkek ve tüm bireyler için sırasıyla 45,12 cm, 43,97 cm ve 44,54 cm, büyüme performansları (Φ´) ise 1,390, 1,382 ve 1,386 olarak hesaplanmıştır. Yaş – boy ilişkisine ait büyüme denklemleri; dişilerde Lt = 45,12 (1-e-0,205 (t+-1,67)), erkeklerde Lt = 43,97 (1-e-0,201 (t+1,69)) ve tüm bireylerde Lt = 44,54 (1-e-0,201 (t+1,71)) şeklinde belirlenmiştir. Tüm bireylerde en düşük ortalama kondisyon faktörü değeri 0,739±0,103 olarak Haziran 2020'de, en yüksek değer ise 0,963±0,054 olarak Ekim 2020'de bulunmuştur. Altınbaş kefallerin tüm bireylerinin 1-6 yaş arasında dağılım gösterdiği ve %40,91 oranı ile 3 yaş grubu balıkların baskın olduğu belirlenmiştir. İlk cinsi olgunluk boyu dişi bireylerde 21,87 cm, erkek bireylerde ise 21,45 cm olarak hesaplanmıştır. GSİ değerlerindeki değişimlere göre türün üremesinin ağustos ayında başladığı ve eylül ayında sonlandığı belirlenmiştir. Erkek: Dişi oranının 1,28:1,00 olduğu ve ki- kare (x2) testi sonucunda cinsiyetler arası oranın beklenen 1:1 oranından istatistiki açıdan farklı olduğu belirlenmiştir (p<0,05).



















