Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi
DSpace@RTEÜ, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.

Güncel Gönderiler
Okul mutluluğu ile öğretmenlerin örgütsel güvenleri arasındaki ilişkinin incelenmesi (Giresun ili örneği)
(Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2022) Başaran, Özgür; Çakır, Rahman
Bu araştırma, okul mutluluğu ile öğretmenlerin örgütsel güvenleri arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini 2021 – 2022 eğitim öğretim yılında Giresun il merkezindeki, MEB'e bağlı kamusal ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 1802 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma için toplanan veri sayısı 363'tür. Araştırmada, veri toplama aracı olarak; "Kişisel Bilgi Formu", "Okul Mutluluğu Ölçeği" ve "Örgüt İçi Güven Ölçeği" kullanılmıştır. Veri analizleri için, istatistiksel analizler kullanılmıştır. Verilere, "bağımsız t-testi", "ANOVA analizi – Tukey HSD testi", "Korelasyon analizi" ve "Regresyon analizi" uygulanarak araştırmanın bulgularına ulaşılmıştır. Araştırmada nicel yöntem kullanılmış olup; ilişkisel tarama modelinden yararlanılmıştır. Bulgular ışığında, okul mutluluğu ile öğretmenlerin örgütsel güvenleri arasında pozitif yönlü yüksek düzeyli ilişki bulunduğu tespit edilmiş, ayrıca, okul mutluluğunun öğretmenlerin örgütsel güvenlerinin olumlu bir yordayıcısı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Öğretmenlerin örgütsel imaj algıları ile örgütsel mutlulukları arasındaki ilişkinin incelenmesi
(Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2022) Şensu, Gül Ayşe; Uzun, Tevfik
Bu çalışmada, öğretmenlerin örgütsel imaj algıları ile örgütsel mutlulukları arasındaki ilişkinin incelenmesi hedeflenmiştir. Araştırmanın örneklemini 2020- 2021 eğitim- öğretim yılında Giresun ili merkez ilçesinde MEB' e bağlı 19 ortaöğretim kurumunda görevli 250 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma verilerinin covıd19 pandemi sürecinde elde edilmesi dolayısıyla formlar online ve yüz yüze olarak toplanmıştır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmada veri toplamak amacıyla kişisel bilgi formu, 'Örgütsel İmaj Ölçeği' ve 'Örgütsel Mutluluk Ölçeği' kullanılmıştır. Veriler analiz edilirken t- testi, ANOVA, korelasyon ve regresyon analizleri kullanılmıştır. Araştırmanın sonucuna göre, öğretmenlerin örgütsel imaj algısı ile örgütsel mutlulukları arasında orta düzeyde pozitif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu görülmektedir. Aynı zamanda öğretmenlerin örgütsel imaj algılarının örgütsel mutluluklarının anlamlı bir yordayıcısı olduğu görülmektedir.
Multıple skleroz hastalığının tedavisine yönelik yeni önder bileşiklerin geliştirilmesi
(Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2022) Huylu, Birsen; Özkat, Gözde Yalçın
Bu tez kapsamında, in silico ortamda yapılan çalışmalar vasıtasıyla Multiple Skleroz hastalığının tedavisine yönelik yeni bir ilaç önder bileşiğinin geliştirilmesi hedeflenmiştir. Bu doğrultuda; PharmaGist web aracı kullanılarak, sfingozin-1-fosfat reseptörü 1 (S1P1) ve siklofilin D (CyPD) hedef proteinlerinin inhibitörleriyle farmakofor analizi yapılıp hipotezler geliştirilmiştir. PharmaGist'ten elde edilen en uygun farmakofor modelleri temel alınarak ZINCPharmer veri tabanı üzerinden 160 adet inhibitör ligand molekül elde edilmiştir. Daha sonra, bu moleküllerin in silico ortamda ADME/Tox (Absorbsiyon, Dağılım, Metabolizma, İtrah, Toksisite) özellikleri incelenmiş ve ligand sayısı 14'e düşürülmüştür. AutoDock Vina programı vasıtasıyla, S1P1 ve CyPD reseptörleri ile 14 adet ligand molekülün moleküler kenetleme işlemi yapılarak bağlanma afiniteleri ve bağlanma profilleri belirlenmiştir. Tün analiz sonuçlarının değerlendirilmesiyle ZINC00390492 bileşiği çoklu hedefe yönelik ilaç aday molekülü olarak seçilmiştir. ZINC00390492 bileşiğinin S1P1 ve CyPD reseptörleri üzerindeki inhibitör özelliği sayesinde Multipl Skleroz için yeni bir ilaç önder bileşiği olabileceği hesaplamalı olarak gösterilmiştir.
Geleneksel ve dijital ölçü teknikleri kullanılarak üretilen monolitik kuronların kenar ve iç uyumlarının karşılaştırılması
(Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2022) Bostan, Hilal Ok; Ateş, Sabit Melih
Amaç: Bu çalışmanın amacı; sabit protetik restorasyonların üretiminde kullanılan farklı ölçü teknikleri ve monolitik yapıdaki malzemelerin restorasyonların kenar ve iç uyumuna etkisini araştırmaktır. Gereç ve yöntem: Ana modeli temsil etmesi amacıyla fantom model üzerinde 11 numaralı diş kesim prensipleri doğrultusunda prepare edildi. Bu ana model üzerinden iki farklı ölçü tekniği kullanılarak üç farklı malzemeden monolitik esaslı kuronlar üretildi. Her bir malzeme grubundan 20'şer adet olmak üzere toplam 60 adet monolitik kuron üretildi. Grup 1; Geleneksel silikon ölçü kullanarak üretilen monolitik zirkonyum kuron. Grup 2; Geleneksel silikon ölçü kullanarak üretilen lösit içerikli cam seramik kuron. Grup 3; Geleneksel silikon ölçü kullanarak üretilen lityum disilikat içerikli cam seramik kuron. Grup 4; dijital ölçü kullanarak üretilen monolitik zirkonyum kuron. Grup 5; dijital ölçü kullanarak üretilen lösit içerikli cam seramik kuron. Grup 6; dijital ölçü kullanarak üretilen lityum disilikat içerikli cam seramik kuron. Örneklerin kenar ve iç uyumunu değerlendirmek için silikon replika tekniği kullanıldı. Kuronların kenar ve iç uyum değerlendirmeleri stereomikroskop kullanılarak yapıldı. Bu görüntüler üzerinden yapılan ölçümlerden elde edilen kenar ve iç uyum değerleri için gruplar arası karşılaştırmalar iki yönlü ANOVA testi ve Tukey's Post Hoc testi (çoklu karşılaştırma testi) ile gerçekleştirildi. Sonuçlar p˂0.05 anlamlılık düzeyinde değerlendirildi. Bulgular: Çalışma sonuçlarına göre, lityum disilikat kuronların kenar uyumu ölçü tekniğinden istatistiksel olarak anlamlı derecede etkilenirken (p˂0.05), monolitik zirkonyum ve lösit kuronların kenar uyumu ölçü tekniğinden etkilenmemiştir (p˃0.05). Monolitik zirkonyum kuronların iç uyumu ölçü tekniğinden istatistiksel olarak anlamlı derecede etkilenirken (p˂0.05), lityum disilikat ve lösit kuronların iç uyumu ölçü tekniğinden etkilenmemiştir (p˃0.05). Sonuç: Geleneksel ve dijital ölçü ile üretilen tüm monolitik kuronların kenar ve iç uyum değerlerinin literatürde kabul edilen klinik sınır değerler içinde olduğu tespit edildi.
Pulmoner emboli riskini öngörmede Padua, Wells ve Modifiye geneva klinik olasılık skorlarının tanısal değeri
(Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2022) Keskin, Hasan Veysel; Özçelik, Neslihan
Giriş ve Amaç: Pulmoner tromboemboli (PTE) önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık olmasına rağmen mortalitesi ve morbiditesi yüksektir. Bu nedenle tanının geciktirilmeden konulması ve tedaviye en kısa sürede başlanması önemlidir. Bunun için, klinisyenlere yol gösterici olarak klinik olasılık skorlamaları kullanılmaktadır. En sık kullanılanları Wells ve modifiye Geneva skorlamalarıdır. Padua skoru ise, hastanede yatan hastalarda VTE riski açısından profilaksi başlanmasına karar vermek için kullanılan bir skorlama sistemidir. Çalışmamızda PTE şüphesiyle ileri tetkik yapılan hastalarda Padua, Wells ve modifiye Geneva skorlamalarının tanı değerini belirlemeyi ve birbirleriyle kıyaslamayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız Haziran 2019 ve Kasım 2021 tarihleri arasında Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Kliniği'nde yürütüldü. Çalışmaya Göğüs Hastalıkları servisi, polikliniği ve hastanemiz acil servisinden tarafımıza konsülte edilen ve akut PTE ön tanısı ile araştırılan hastalar dahil edildi. Hastalar iki gruba ayrıldı. PTE tanısı objektif olarak bilgisayarlı tomografi pulmoner anjiografi (BTPA) bulguları ile doğrulanmış olgular "hasta grubu" olarak, PTE şüphesi ile tetkik edilen ancak PTE saptanmayan hastalar "kontrol grubu" olarak gruplandırıldı. Hastaların demografik özellikleri, başvuru anındaki şikayetleri, risk faktörleri, ek hastalıkları, başvuru anındaki vital bulguları, laboratuvar değerleri, kompresyon doppler ultrasonografi ve ekokardiyografi (EKO) bulguları kaydedildi. BTPA ile PTE pozitif ve negatif olarak değerlendirilen hastalara Wells ve modifiye Geneva orijinal versiyonları ve Padua klinik olasılık skorlamaları uygulandı. Wells ve modifiye Geneva klinik skorlamaları dikotomize (2 seviyeli; PTE olası ve PTE olası değil) olarak gruplandırıldı. Padua skorlaması ise dikotomize (2 seviyeli; düşük VTE riski ve yüksek VTE riski) olarak gruplandırıldı. Hastaların sPESI (basitleştirilmiş pulmoner embolizm şiddet indeksi) değerleri hesaplandı. Hastalar 2019 European Society of Cardiology (ESC) akut pulmoner emboli klavuzu kullanılarak pulmoner emboli şiddeti ve erken mortalite risk sınıflamasına göre 'düşük', 'orta düşük', 'orta yüksek' ve 'yüksek' riskli olarak sınıflandırıldı. Bulgular: Çalışmamıza toplam 257 hasta dahil edildi. PTE tanısı konulan 140 hastanın 50'si (%35.7) erkek, 90'ı (%64.3) kadın idi. Kontrol grubundaki 117 hastanın ise 63'ü (%53.8) erkek, 54'ü (%46.2) kadın hastalardan oluşmaktaydı. PTE grubundaki hastaların yaş ortalaması 74 (19-99), kontrol grubunda ise 71 (19-97) idi. Bu çalışmada Wells, modifiye Geneva ve Padua skorlamalarının PTE için duyarlılıkları sırasıyla %60, %69 ve %47, xi özgüllükleri ise sırasıyla %91, %48 ve %63 olarak bulunmuştur. Pozitif prediktif değerler (PPD) sırasıyla %88, %61 ve %61, negatif prediktif değerler (NPD) ise %65, %57 ve %50 olarak hesaplandı. Eğri altında kalan alan (EAA) değerleri ise Wells için 0.811 (%95 güven aralığı 0.758-0.864), modifiye Geneva için 0.659 (0.593-0.725) ve Padua için 0.606 (%95 güven aralığı 0.537-0.674) olarak hesaplandı. Her üç skorlamanın da istatistiksel olarak anlamlı oldukları görüldü (sırasıyla p<0.001, p<0.001 ve p=0.004). Sonuç: Çalışmamız sonucunda Padua skorlamasının PTE'yi öngörmede anlamlı olduğu bulunmakla birlikte Wells skorlamasının diğer iki skorlamaya göre daha güvenilir ve etkin olduğu görülmüştür. Klinik olasılık skorlamalarının D-dimer ile kombine edilerek kullanıldıklarında etkinliklerinin arttığı görülmüştür.



















