Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi
DSpace@RTEÜ, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.

Güncel Gönderiler
Çocuklara ait kişisel faktörlerin ve beslenme alışkanlıklarının ağız ve diş sağlığı üzerine yordayıcı rolünün incelenmesi
(Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2022) Kibaroğlu, Elif; Kurt, Ayça
Amaç: Bu araştırmanın amacı; çocuklara ait kişisel faktörlerin (sosyodemografik faktörler, ağız-diş sağlığı alışkanlıkları, fiziksel aktivite durumları ve uyku alışkanlıkları, tükürük tamponlama kapasiteleri, antropometrik ölçümler) ve beslenme alışkanlıklarının (Potansiyel Renal Asit Yükü [PRAL], Sağlıklı Yeme İndeksi [SYİ], besin tüketim alışkanlıkları) ağız ve diş sağlığı üzerine yordayıcı rolününün incelenmesidir. Kapsam: Araştırmanın örneklemini; Rize İlinde bulunan, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Çocuk Diş Hekimliği Bölümü' ne başvuran, sistemik olarak sağlıklı, 7-12 yaş arasındaki ve veri toplama işlemini kabul eden çocuklar oluşturmuştur. Gereç ve Yöntem: Çocuklara ait kişisel faktörler ve beslenme alışkanlıklarına ait bilgiler, çocuk ve ebeveynlere verilen formlar ile elde edilmiştir. Çocukların ağız içi muayeneleri sırasında süt ve daimi Çürük-Kayıp-Dolgulu diş sayısı (dmft/DMFT), Çürük Değerlendirme Skalası ve Tedavi İndeksi (CAST), Plak İndeksi (Pİ) ve Gingival İndeks (Gİ) değerleri kaydedilmiştir. Hastaya besin tüketim kayıt formu verilerek bir sonraki seansa çağırılmıştır. Bu seansta da çocukların tükürük pH değerleri ve geriye dönük 24 saatlik besin tüketim kayıtları formlara kaydedilmiştir. Çocuğun bir günlük beslenme kaydının bulunduğu formdaki veriler, BeBiS 9 programına girilerek; enerji, protein, karbonhidrat, kalsiyum (Ca2+), magnezyum (Mg2+), potasyum (K+), fosfor (P3-), tekli doymamış yağ, çoklu doymamış yağ, doymuş yağ, sakkaroz miktarı belirlenmiştir. Bu veriler ışığında çocukların PRAL ve SYİ puanları hesaplanmıştır. İstatiksel analiz için, Jamovi 2.2.5 İstatistik Programı kullanılmıştır. Ki-kare, Shapiro-Wilk, Mann-Whitney U Testleri ile Kruskal-Wallis Sıralamalı Tek-Yönlü Varyans Analizi, Spearman Korelasyon Analizi ve Regresyon Analizi yapılmıştır. Bulgular: Bu araştırmada tükürük pH' sının dmft (β=0,117, p=0,109)/DMFT (β=-0,28, p<0,001) İndeksi üzerinde; besin tüketim alışkanlığı (ara öğün yapma durumunun [β=0,41, p=0,025] ve sağlıklı yeme alışkanlıkları modelinin [F=2,58, p=0,111, ΔR2=0,01]) , fiziksel aktivite (F=0,776, p=0,380, ΔR2=0.00), Sağlıklı yeme modelinin (F=2,58, p=0,111, ΔR2=0,01) DMFT İndeksi üzerinde; besin tüketim alışkanlıklarının Pİ (F=2,84, p=0,018, ΔR2=0,09) ve Gİ (ana öğünü bazen atlayanlar ile atlayanlar arasındaki ilişki [β=0,479, p=0,018] ve hiç atlamayanlar ile atlayanlar arasındaki ilişkinin [β=0,711, p=0,002]) üzerinde istatistiksel olarak anlamlı yordayıcı rolünün olduğu bulunmuştur. Çocuğa ait kişisel faktörlerin ve beslenme alışkanlıklarının tümünün CAST İndeksi üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir yordayıcı etkisi olmadığı bulunmuştur. Sonuç: Çocuğun tükürük pH' sı ve besin tüketim alışkanlıkları dmft/DMFT İndeksini yordamaktadır. Ebeveynlere çocuklarının ağız ve diş sağlığı yanında, beslenme alışkanlıklarını düzenlenmesi konusunda da farkındalık oluşturulmasının; diş çürüğü prevalansını azalmasında etkili olacağı düşünülmektedir.
Doğu Karadeniz'de istavrit (Trachurus mediterraneus Steindachner, 1868) stoklarının akustik yöntem ile tahmin edilmesi
(Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2022) Erbay, Murat; Şahin, Cemalettin
İstavrit (Trachurus mediterraneus, Steindachner, 1868) Türkiye'nin Karadeniz kıyılarında ticari olarak öneme sahip pelajik türlerden biridir. İstavrit balığının avlanma miktarı yıllara göre değişkenlik gösterse de, genel olarak stokların azaldığı bilinmektedir. Bu nedenle istavrit balık stoklarında yıllara göre değişimi gözlemlemek için akustik yöntemle stokların tahminleri gerçekleştirilmiştir. Yapılan çalışmada elde edilen veriler yıllara göre (2013, 2014, 2015) incelendiğinde ortalama balık boyları sırasıyla 8,21±1,95 cm, 7,97 ±2,22 cm ve 8,40±1,41 cm olarak belirlenmiştir. İstavrit stokları yıllara göre sırasıyla 19516 kg/nm2, 12306 kg/nm2 ve 2622 kg/nm2 olarak tahmin edilmiştir. Alınan sıcaklık verileri değerlendirildiğinde Türkiye'nin Doğu Karadeniz kıyılarında su sıcaklığındaki azalmanın batıdan doğuya doğru olduğu gözlenmiştir. İstavrit balığının termoklin tabakası varken suyun nispeten daha sıcak yüzeye yakın kısımlarında kaldığı doğrulanmıştır. Termoklin tabakasının kaybolması ve sıcaklıkların batıdan doğuya doğru düşmeye başlamasıyla istavrit stoklarının doğuya doğru göç ettiği tespit edilmiştir. Aynı şekilde incelenen tuzluluk değerleri batıdan doğuya doğru herhangi bir değişim göstermemiştir. Ancak derinliğe bağlı olarak tuzluluk değerleri ‰ 18-18,5 arasında değişmesine rağmen stokların dağılımı üzerine bir etkisi olmadığı tespit edilmiştir.
Doğu Karadeniz bölgesinde yayılış gösteren Ricania simulans'dan asetilkolinesterazın saflaştırılması ve inhibisyonu
(Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2022) Kızıl, Demet; Dinçer, Barbaros
Bu çalışmada, Ricania simulans'ın (Walker, 1851) (Hemiptera: Ricaniidae) nimf ve erginlerinden asetilkolinesterazın saflaştırılması ve enzim inhibisyonu üzerinden bu zararlıyla mücadele amaçlanmıştır. Asetilkolinesterazlar, Edrofonyum-Sepharose 6B afinite kolonuyla Ricania simulans'ın ergin ve nimflerinden, tek aşamada saflaştırılmıştır. Saflaştırılan asetilkolinesterazların, asetiltiyokoliniyodat substratı varlığında bazı kinetik özellikleri incelenmiştir. Enzimler, 40,0 oC'de ve pH 8,0'de en yüksek asetilkolinesteraz aktivitesi göstermiştir. Ricania simulans asetilkolinesterazlarının Km, Vmaks ve kcat değerleri sırasıyla erginler için 0,04±0,01 mM, 2.000,0±250 EU/mg protein ve 104,5±13 dk-1, nimfler için 0,02±0,01 mM, 500,0±52 EU/mg protein ve 30,3±6,4 dk-1 olarak hesaplanmıştır. Asetilkolinesterazın bilinen inhibitörleri takrin ve edrofonyum klorür ile yapılan çalışmalarda erginler için sırasıyla IC50 değerleri 18,0±0,3 ve 1,2±0,4 µM, nimfler için 2,4±0,3 ve 0,6±0,09 µM olarak belirlenmiştir. Yeni sentezlenmiş bileşiklerle yapılan inhibisyon çalışmalarında, Ricania simulans asetilkolinesterazın erginlerinde en etkili olan [Zn(HL)(bipy)(OClO3)] bileşiğinin IC50 değeri 3,2±0,8 µM; nimfler için en etkili olan [Ni(HL)(bipy)(OClO3)] bileşiğinin IC50 değeri 4,6±0,8 µM olarak tespit edilmiştir. Doğal bitki ekstraktlarıyla yapılan inhibisyon çalışmalarında, bu asetilkolinesterazlarda en etkili olan zeytin yaprağı su ekstrağının erginler ve nimfler için sırasıyla IC50 değerleri 20,3±1,2 ve 16,2±0,8 µg kuru madde/mL olarak belirlenmiştir. Bitki ekstraktlarının düşük konsantrasyonlarda etki göstermesi ve suyla ekstrakte edilmiş olmaları, bu tezde ön plana çıkan sonucu oluşturmaktadır. Bu çevre dostu ekstraklarla kimyasal ilaçlara gereksinim duyulmadan, bu ve benzer zararlılarla hem nimf hem de ergin aşamasında mücadele edilebilir.
Ankilozan spondilit hastalarında nutrisyonel indekslerin hastalık aktivitesi ile ilişkisi
(Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2022) Derman, Eylül Akdeniz; Devrimsel, Gül
Giriş: Ankilozan spondilit (AS) omurga, sakroiliak eklem ve periferik eklem tutulumu olabilen kronik inflamatuvar bir hastalık olup seronegatif spondiloartropatiler arasında sınıflandırılmaktadır. Hastalık ilerleyen dönemlerde ciddi disabilite ve fonksiyon kısıtlılığına neden olabilmektedir. Bu nedenle inflamasyonun belirlenmesi ve kontrol altına alınması hastalığın takibinde önemlidir. AS hastalarında eşlik edebilen komorbiditeler, devam eden kronik inflamasyon ve çoklu ilaç kullanımına bağlı olarak malnutrisyon riski görülebilmektedir. Nutrisyonel indeksler inflamasyon üzerinde rol oynamaktadır. Biz bu çalışmamızda AS hastalarının Prognostik Nutrisyonel İndeks (PNI), Nutrisyonel Durum Kontrol İndeksi (CONUT) ve Nutrisyonel Risk İndeks (NRI) ile değerlendirdiğimiz nutrisyonel durumunun, hastalık aktivitesi ile ilişkisini saptamayı amaçladık. Gereç ve yöntem: Bu çalışmaya Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon polikliniğimizde Modifiye New York ve Assessment in SpondyloArthritis International Society (ASAS) kriterlerine göre Ankilozan Spondilit tanısı konularak takip ve tedavi edilen, Aralık 2020-Haziran 2021 tarihleri arasında başvuran 100 hasta ve 90 gönüllü sağlıklı hastane personeli dahil edildi. Çalışmaya dahil edilen hasta ve kontrol gruplarının cinsiyet, yaş, boy, kilogram, sigara kullanımı, eğitim durumu ve medeni durumları kaydedildi. Hasta grubunda ayrıca hastalık süresi, kullandığı ilaçlar, HLAB-27 pozitifliği, üveit, periferik artrit ve entezit öyküsü kaydedildi. Hastalık aktivitesinin değerlendirilmesinde Bath Ankilozan Spondilit Hastalık Aktivite İndeksi (BASDAI) ve Ankilozan Spondilit Hastalık Aktivite Skoru (ASDAS-CRP), fonksiyonel olarak değerlendirilmesinde Bath Ankilozan Spondilit Fonksiyonel İndeks (BASFI) , spinal mobilite değerlendirmesi için Bath Ankilozan Spondilit Metroloji İndeksi (BASMI) kullanıldı. Hastaların nutrisyonel değerlendirilmesinde ise hemogram ve biyokimya sonuçlarından ilgili parametrelerle hesaplanarak elde edilen PNI, NRI ve CONUT skorlamaları kullanıldı. Bulgular: Çalışmaya 100 AS hastası (42 kadın, 58 erkek) ve 90 gönüllü sağlıklı kişi (47 kadın, 43 erkek) olmak üzere toplam 190 kişi dahil edildi. Hasta grubunun yaş ortancası 44 (min 17, max 71) iken; kontrol grubunun 48,5 (min 19, max 70) olarak bulundu. Yaş, vücut kitle indeksi (VKI), cinsiyet, sigara kullanımı, medeni durum ve eğitim durumunda gruplar arasında fark yoktu. PNI değeri, AS hastalarında kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde düşük bulundu (p=0.004). AS hastalarını BASDAI skoru ile aktif - inaktif olarak gruplandırdığımızda (24 aktif, 76 inaktif) ise PNI değerinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark gözlenmedi (p=0.327). AS hastalarını ASDAS- CRP skoruna göre yüksek-çok yüksek ve düşük-orta olarak gruplandırdığımızda ise (60 yüksek-çok yüksek, 40 düşük-orta) PNI değerinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı. Hasta grubunda NRI değeri kontrol grubuna göre düşük olup istatistiksel olarak anlamlı fark bulundu (p=0.049). AS hastalarını BASDAI skoru ile aktif ve inaktif olarak gruplandırdığımızda (24 aktif, 76 inaktif) NRI değerinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı (p=0.876). AS hastalarını ASDAS-CRP skoruna göre yüksek-çok yüksek ve düşük-orta olarak gruplandırdığımızda ise (60 yüksek-çok yüksek, 40 düşük orta) NRI değerinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark tespit edilmedi (p=0.332). AS hastalarında CONUT değeri kontrol grubuna göre daha düşük düzeyde bulundu ancak bu fark istatiksel olarak anlamlı değildi (p=0.058). AS hastalarını BASDAI skoru ile aktif inaktif olarak gruplandırdığımızda (24 aktif, 76 inaktif) ise CONUT değerinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı (p=0.621). ASDAS-CRP skoruna göre yüksek-çok yüksek ve düşük-orta olarak gruplandırdığımızda ise (60 yüksek-çok yüksek, 40 düşük orta) CONUT değerinde anlamlı bir fark bulunmadı. Sonuç: Nutrisyonel indekslerin AS hastalarında sağlıklı kontrol grubuna göre daha düşük düzeyde olması, nutrisyonel indekslerin inflamasyon üzerinde rolü olabileceğini düşündürmektedir.
Sekizinci sınıf öğrencilerinin yaratıcı düşünme becerilerinin incelenmesi
(Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2022) Demirci, Esra; Kar, Tuğrul
Bu araştırmada durum çalışması esas alınarak sekizinci sınıf öğrencilerinin yaratıcı düşünme becerileri incelenmiştir. Veri toplama aracı olarak kullanılan ve problem çözme, problem kurma ve yeniden tanımlama etkinliklerinden oluşan Yaratıcı Düşünme Testi 154 sekizinci sınıf öğrencisine uygulanmıştır. Öğrencilerin yanıtları yaratıcılığın akıcılık, esneklik ve orijinallik bileşenlerine göre analiz edilmiştir. Altı sekizinci sınıf öğrencisiyle ise etkinlik-temelli görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Etkinlik-temelli görüşmelerin analizinde teori ve veriye dayalı kod yöntemleri kullanılmıştır. Öğrencilerin yaratıcı düşünme sürecindeki anlayışları; geçerli ve yaratıcı yanıtların ortaya çıktığı aşamalar, yaratıcı yanıtlar oluşturan öğrencilerin nasıl düşündükleri ve yaratıcı yanıtlar üretilememesinin nedenleri olmak üzere üç başlıkta incelenmiştir. Araştırmanın bulgularına göre, yaratıcılığın her bir bileşeninde düşük puanlar sergilendiği tespit edilmiştir. Öğrencilerin deneyimleri ve farklı çözüm yöntemlerine yer verme isteğinin yaratıcı çözümler oluşturmayı teşvik ettiği belirlenmiştir. Etkinliğin ilgili olduğu konu ve kavramlarda bilgi eksikliği bulunması, sabit düşünme, kolay yanıtlara yer verme isteği ve yaratıcı etkinlik üzerine deneyimin bulunmamasının yaratıcı yanıtlar üretilmesi önündeki başlıca engeller olduğu belirlenmiştir.



















