<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<title>TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu</title>
<link href="https://hdl.handle.net/11436/867" rel="alternate"/>
<subtitle>TR-Dizin Indexed Publications Collection</subtitle>
<id>https://hdl.handle.net/11436/867</id>
<updated>2026-07-09T07:26:35Z</updated>
<dc:date>2026-07-09T07:26:35Z</dc:date>
<entry>
<title>Ergenlere yönelik aile destekli nomofobiyi azaltma müdahalesi</title>
<link href="https://hdl.handle.net/11436/9687" rel="alternate"/>
<author>
<name>Berber Çelik, Çiğdem</name>
</author>
<author>
<name>Küçük, Ahmet Rıdvan</name>
</author>
<author>
<name>Kulaberoğlu, Neslihan</name>
</author>
<id>https://hdl.handle.net/11436/9687</id>
<updated>2024-10-24T08:22:30Z</updated>
<published>2024-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Ergenlere yönelik aile destekli nomofobiyi azaltma müdahalesi
Berber Çelik, Çiğdem; Küçük, Ahmet Rıdvan; Kulaberoğlu, Neslihan
Amaç: Bu çalışmanın amacı ergenlere yönelik geliştirilen aile destekli nomofobiyi azaltma psiko-eğitim programının nomofobi düzeyi üzerindeki etkililiğini sınamaktır. Yöntem: Yarı deneysel desene göre tasarlanan araştırmaya 12 deney ve 12 kontrol grubu olmak üzere toplam 24 lise öğrencisi katılmıştır. Katılımcılara, Kişisel Bilgi Formu ve Nomofobi Ölçeği uygulanmıştır. Deney grubuna 8 oturumdan oluşan nomofobiyi azaltmaya yönelik müdahalelerin olduğu eğitim programı uygulanmıştır. Deney grubundaki öğrencilerin ailelerine ise yine 2 oturumluk bilinçli teknoloji kullanımına yönelik bir eğitim verilmiştir. Kontrol grubuna ise hiçbir müdahalede bulunulmamıştır. Bulgular: Deney ve kontrol gruplarının ön-test, son-test ve izleme testi nomofobiye ilişkin duyarlılık puanlarının ortalamaları arasındaki değişimin farklılaşıp farklılaşmadığını inceleyen grup*ölçüm ortak etkisinin anlamlı olduğu görülmüştür. Ortak etkinin anlamlı olması, uygulanan aile destekli nomofobiyi azaltma programının deney grubundaki katılımcıların nomofobi düzeylerini azaltmada etkili olduğunu göstermektedir. Sonuç: Teknoloji kullanımın her gün arttığı bir zamanda teknolojinin olumsuz etkilerine karşı geliştirilen müdahale programının olumlu sonuçlar yaratacağı düşünülmektedir.
</summary>
<dc:date>2024-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Human capital, physical capital, economic complexity, and economic growth nexus in Türkiye: New evidence from bootstrap fourier granger causality in quantiles approach</title>
<link href="https://hdl.handle.net/11436/9686" rel="alternate"/>
<author>
<name>Hacıimamoğlu, Tunahan</name>
</author>
<author>
<name>Sungur, Oğuzhan</name>
</author>
<id>https://hdl.handle.net/11436/9686</id>
<updated>2024-10-24T08:17:59Z</updated>
<published>2024-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Human capital, physical capital, economic complexity, and economic growth nexus in Türkiye: New evidence from bootstrap fourier granger causality in quantiles approach
Hacıimamoğlu, Tunahan; Sungur, Oğuzhan
Economic development is an important indicator demonstrating the increases in societies’ socioeconomic welfare levels. Countries need to advance in economic, social, cultural, and political domains in order to achieve economic development. From this aspect, Türkiye is far from having a developed country profile at this moment. Accordingly, the present study aims to assess Türkiye’s development issues. For this purpose, the effects of human capital, physical capital, and economic complexity index on economic growth in Türkiye are analyzed for the period 1970-2017 using the bootstrap Fourier Granger causality in quantiles (BFGC-Q) approach recently recommended by Cheng et al. (2021). The results of the analysis indicate that human capital, physical capital, and economic complexity index have a positive causal effect on economic growth. For sustainable development, Türkiye needs foreign capital investments in a stable economic model. Furthermore, it is recommended that Türkiye should pay importance to education, science, and technology at both theoretical and practical levels, and increase the value-added and technology level in exports by diversifying its high-tech product range.
</summary>
<dc:date>2024-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Kültürlerarası duyarlılık ve etnosentrizm alanındaki tezlerin bibliyometrik analizi</title>
<link href="https://hdl.handle.net/11436/9685" rel="alternate"/>
<author>
<name>Şad Mazlum, Berna</name>
</author>
<author>
<name>Şahin, Seda</name>
</author>
<id>https://hdl.handle.net/11436/9685</id>
<updated>2024-10-24T08:12:12Z</updated>
<published>2024-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Kültürlerarası duyarlılık ve etnosentrizm alanındaki tezlerin bibliyometrik analizi
Şad Mazlum, Berna; Şahin, Seda
Bu araştırmada, küreselleşme ve teknolojik gelişmeler ile birlikte oldukça önem kazanan iki konu “kültürlerarası duyarlılık” ve onu etkileyen “etnosentrizm” hakkında yazılan lisansüstü tezlerin incelenmesi amaçlanmaktadır. Bibliyometrik analiz herhangi bir alan veya bilimsel bilginin kapsam ve yeterliliğinin değerlendirilmesi ve alandaki güncel araştırma konularının belirlenerek gelecekteki araştırmalara yön vermesi açısından önemlidir. Bu kapsamda kültürlerarası duyarlılık ve etnosentrizm alanında Türkiye’de yapılmış olan lisansüstü tezler; tür (yüksek lisans/doktora), yıl, yazım dili, yayımlandıkları enstitü ve anabilim dalı, üniversite, araştırma deseni, veri toplama yöntemi, örneklem grubu ve konu başlığı açısından ilişkili konu şeklindeki parametreler çerçevesinde değerlendirilmiştir. Yüksek Öğretim Kurulu Yayın Dokümantasyon Daire Başkanlığı tarafından onaylanan ve arşivlenen lisansüstü tezlerin genel bir profilini çıkarmak amacıyla araştırma yöntemi olarak bibliyometrik analiz tekniği kullanılmıştır. Lisansüstü tezler “kültürlerarası duyarlılık”, “etnikmerkezcilik”, “etnosentrik”, “etnosentrizm” anahtar kelimeleri ile taranmış ve 137 adet teze ulaşılmıştır. Araştırma evreninin tamamı araştırmaya dahil edilmiştir. Araştırma sonucunda kültürlerarası duyarlılığın en fazla empati ve etnosentrizm açısından araştırıldığı, etnosentrizmin ise sıklıkla satın alma niyetiyle ilişkisinin incelendiği tespit edilmiştir. Ayrıca kültürlerarası duyarlılığın en çok eğitimciler ile öğrencilerde ve etnosentrizm ise en çok tüketiciler de araştırıldığı belirlenmiştir.
</summary>
<dc:date>2024-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Şizofreni tanılı hastalarda D vitamini düzeylerinin psikotik ve depresif belirtilerle i̇lişkisinin i̇ncelenmesi</title>
<link href="https://hdl.handle.net/11436/9684" rel="alternate"/>
<author>
<name>Baltacıoğlu, Mehmet</name>
</author>
<author>
<name>Puşuroğlu, Meltem</name>
</author>
<author>
<name>Bahçeci, Bülent</name>
</author>
<author>
<name>Hocaoğlu, Çiçek</name>
</author>
<author>
<name>Helvacı Çelik, Fatma Gül</name>
</author>
<id>https://hdl.handle.net/11436/9684</id>
<updated>2024-10-24T07:50:35Z</updated>
<published>2024-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Şizofreni tanılı hastalarda D vitamini düzeylerinin psikotik ve depresif belirtilerle i̇lişkisinin i̇ncelenmesi
Baltacıoğlu, Mehmet; Puşuroğlu, Meltem; Bahçeci, Bülent; Hocaoğlu, Çiçek; Helvacı Çelik, Fatma Gül
Amaç: Şizofreni pozitif, negatif, afektif ve bilişsel belirtilerle karakterize nörogelişimsel bir bozukluktur. Şizofrenide etiyolojiyi aydınlatmaya yönelik çok sayıda çalışma yapılmıştır. Son dönem çalışmalar D vitamini düzeyleri ve şizofreni ilişkisine odaklanmıştır. Bu çalışmada D vitamini düzeyleri ile şizofreni hastalarındaki semptom şiddeti ilişkisinin araştırılması amaçlandı. Gereç ve Yöntemler: Çalışmaya Rize Devlet Hastanesi Toplum Ruh Sağlığı Merkezine kayıtlı toplam 93 hasta dahil edildi. Katılımcıların D vitamini düzeylerini tespit etmek için dolaşımda en yüksek konsantrasyonda bulunan 25(OH)D vitamini formu kullanıldı. Tespit edilen D vitamini değerleri Negatif Belirtileri Değerlendirme Ölçeği (Scale for the Assesment of Negative Symptoms-SANS), Pozitif Belirtileri Değerlendirme Ölçeği (Scale for the Assesment of Positive Symptoms-SAPS), Calgary Depresyon Ölçeği (Calgary Depression Scale-CDÖ) ortalama puanları ve sosyodemografik verilerle karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmamızda, şizofreni hastalarının % 61,3’ünde optimal seviyelerin altında D vitamin düzeyleri saptandı. Katılımcıların % 23,7’ sinde D vitamini eksikliği, %37,6’sında D vitamini yetersizliği vardı. Ortalama ölçek puanlarının D vitamini düzeyleri ile ilişkisine bakıldığında SANS ve SAPS ölçek puanları ile D vitamini düzeyleri arasında anlamlı ilişki tespit edilmedi. CDÖ ölçeği puanları ile D vitamini düzeyleri arasında ise istatistiksel açıdan anlamlı negatif bir ilişki saptandı. D vitamini eksikliği olan grupta CDÖ puanları diğer gruplara göre anlamlı derecede yüksekti (p: 0,001). Sonuç: Çalışmamızda şizofreni hastalarının büyük bir çoğunluğunda optimal seviyelerin altında D vitamini düzeyleri saptandı. Tespit edilen düşük D vitamini düzeylerinin de depresif belirtilerle ilişkili olduğu gözlendi.
</summary>
<dc:date>2024-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
</feed>
