<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
<channel>
<title>Rektörlüğe Bağlı Birimler</title>
<link>https://hdl.handle.net/11436/16</link>
<description>Other Units</description>
<pubDate>Fri, 25 Sep 2026 02:05:00 GMT</pubDate>
<dc:date>2026-09-25T02:05:00Z</dc:date>
<item>
<title>Başlangıçtan 19. Yüzyıla Rize Tarihi</title>
<link>https://hdl.handle.net/11436/10987</link>
<description>Başlangıçtan 19. Yüzyıla Rize Tarihi
Erol, Burak Gani; Güveloğlu, Ali; Kul, Eyüp
EDİTÖRLER’DEN &#13;
Bu kitap çok ciltli ve çok yazarlı olarak planlanan Rize Tarihi kitabının &#13;
ilk cildini oluşturmak üzere tasarlandı. Ne var ki Rize’nin Eski Çağ, Orta &#13;
Çağ ve Yeni Çağ kısımların kapsadığından mütevellit bu farklı disiplin&#13;
leri bir araya getirmek uzun bir zaman aldı. Bundan dolayı kitabın baskı &#13;
aşamasına getirilmesi planlanandan uzun sürdü. Bu eser okuyucuya ne&#13;
redeyse Rize’nin üç bin yıllık geçmişinin bir özetini sunuyor. Üç bölüm&#13;
den oluşan kitapta Eski Çağ’da Rize ve Çevresi Başlıklı I. bölümün editör&#13;
lüğü Doç. Dr. Ali Güveloğlu, Orta Çağ’da Rize ve Çevresi Başlıklı II. Bölü&#13;
mün editörlüğü Dr. Öğr. Üyesi Burak Gani Erol, son olarak Yeni Çağ’da &#13;
Rize ve Çevresi Başlıklı III. bölümünün editörlüğü ise Doç. Dr. Eyüp Kul &#13;
tarafından yapılmıştır.
</description>
<pubDate>Wed, 01 Jan 2020 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://hdl.handle.net/11436/10987</guid>
<dc:date>2020-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Türkiye'de İslam Felsefesi Araştırmalarının Seyri: Kazanımlar, Öncelikler, Sorunlar</title>
<link>https://hdl.handle.net/11436/10986</link>
<description>Türkiye'de İslam Felsefesi Araştırmalarının Seyri: Kazanımlar, Öncelikler, Sorunlar
Turan, M. Nurullah; Karadeniz, İrfan; Şahin, Enver
TAKDİM&#13;
 İlahiyat fakültelerinde felsefe eğitimi ve İslâm felsefesi dersi &#13;
öğrencilerimizin düşünce dünyasına çok önemli katkılar sunmakta, &#13;
kavramsal açıdan onların gelişimini sağlamaktadır. İslâm felsefesi disip&#13;
lininin anlam ve önemine işaret ederken evvelemirde şu gerçeğin altını &#13;
çizmemiz gereklidir: İslâmî ilimler içerisinde bugünkü haliyle geçmişten &#13;
ve gelenekten beslenerek oluşmuş olan disiplinlerin hiçbiri birbirinin al&#13;
ternatifi değildir. Her biri İslâm felsefesi gibi kendi hususi kıymetini ha&#13;
izdir. Mezkûr klasik İslâmî ilimler bir bütün olarak İslâm düşüncesinin &#13;
oluşmasına, gelişmesine ve sürdürülmesine hep birlikte omuz vermişler, &#13;
yardımcı olmuşlardır. Takdir edilecektir ki, her ilmin ağırlığının birbi&#13;
rinin aynı olması ve birinin diğerinin işlevini görmesi mümkün ve ma&#13;
kul değildir. Bu vesileyle vurgulamamız gerekir ki, İslâm medeniyetinin &#13;
doğuşuna, gelişimine katkı veren ilimlerden birinin bile ihmali, düşünce &#13;
dünyamızı aksak kılacak, düşüncelerimizi radikalleştirecek, belki de te&#13;
davisi uzun süreler alacak onulmaz yaralar açacaktır. &#13;
İslâm felsefesi disiplini, İslâm düşünce birikiminin önemli &#13;
sacayaklarından biridir. Zaman zaman bazıları tarafından iddia edildiği &#13;
gibi kıyıda köşede kalmış, marjinal bir saha değil, İslâm düşüncesini ta&#13;
mamlayan, oluşmasına ve gelişmesine katkıda bulunan köklü unsurlar&#13;
dan biridir. Bu itibarla klasik dönemden bu yana felsefe “hikmet” olarak &#13;
isimlendirilmiştir. İslâm düşünce tarihinin ve İslâm medeniyetinin serü&#13;
venine baktığımız zaman genelde felsefe, özelde İslâm felsefesi ve filozof&#13;
larının yapmış olduğu katkıları bariz bir şekilde görmek mümkündür.&#13;
 İslâm Felsefesi Anabilim Dalı Koordinasyon Toplantısı’nda sunulan &#13;
ve elinizdeki kitapta derlenen tebliğ ve müzakereler İslâm felsefesinin &#13;
anlamına, yerine ve gelecekte inşa edilecek olan Müslüman düşüncesi&#13;
nin şekillenmesine mütevazı bir katkıda bulunacaktır. Eğer bugün çağdaş &#13;
 İslâm düşüncesinden bahsedemiyorsak veya bahsederken içimiz rahat &#13;
değilse, bunun sebebi, geçmişte inşa edilen felsefe geleneği dâhil olmak &#13;
üzere var olan birikimlerimizden habersiz oluşumuz veya bunlara karşı &#13;
olumsuz yaklaşımlar sergiliyor oluşumuzdur. İslâm düşünce geleneğin&#13;
de bulunan birikimlerin ihmal edilmesi, geleceği inşa etmek için yapıla&#13;
cak bütün çalışmaları akamete uğratacaktır. Müslümanların onurlu ve &#13;
nitelikli bir gelecek inşa etmesinin yolu, İslâm kültür ve medeniyetinin &#13;
ihyasından geçmektedir. Bu ihya ise öncelikle kadîm geleneğin keşfi ve &#13;
tahkikiyle gerçekleşecektir. &#13;
Bu kitabın sözünü ettiğimiz hususlarda yeniden düşünmemizi sağ&#13;
layacağını umuyorum. Toplantının gerçekleşmesi ve kitabın yayınlanma&#13;
sı için imkân sağlayan rektörümüz Prof. Dr. Hüseyin KARAMAN’a, gös&#13;
terdikleri gayretten dolayı araştırma görevlilerimiz M. Nurullah TURAN, &#13;
İrfan KARADENİZ ve Enver ŞAHİN’e teşekkür ediyorum. Yine kitabın &#13;
hayırlara vesile olmasını, başka etkinlik ve yayın faaliyetleri için ilham &#13;
verici ve ön açıcı bir çalışma olmasını Cenab-ı Hak’tan temenni ediyorum. &#13;
Prof. Dr. Salih Sabri Yavuz
</description>
<pubDate>Fri, 01 Jan 2016 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://hdl.handle.net/11436/10986</guid>
<dc:date>2016-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>İslam Coğrafyasında Terör, Göç ve Mültecilik</title>
<link>https://hdl.handle.net/11436/10985</link>
<description>İslam Coğrafyasında Terör, Göç ve Mültecilik
Akdoğan, Ali; Turan, Süleyman; Sungur, Erol; Battal, Emine; Vural, M.Enes
ÖNSÖZ  &#13;
Bilindiği üzere terör, insanlığın başlangıcından günümüze dek se&#13;
bepleri ve sonuçları itibariyle insanların hayatını ciddi anlamda olumsuz &#13;
etkileyen önemli bir sosyal olgudur. Öyle anlaşılıyor ki insanlık tarihinde &#13;
dün olduğu gibi bugün ve gelecekte de terör hareketleri ve buna bağlı &#13;
olarak acılar, gözyaşları ve ölümler yaşanmaya devam edecektir. Terörün &#13;
ortaya çıkardığı çok farklı sonuçlardan söz edilebilir. Göç ve mültecilik &#13;
bu sonuçların başında gelmektedir. Çünkü insanlar güvende olmak ve &#13;
gündelik hayatlarını güven içinde sürdürebilmek için terör belasından &#13;
kaçarak daha güvenli yerlere sığınmayı isterler. Bu açıdan terör, insanları &#13;
yerlerinden ve yurtlarından ayrılmak zorunda bırakmaktadır. &#13;
Savaş, terör ve bunlara bağlı yaşanan göç ve mültecilik hareketleri &#13;
günümüzde çözüm bekleyen ciddi sorunlar olarak karşımızda durmak&#13;
tadır. Bu meseleler tüm insanlığın ortak problemleri olmakla birlikte son &#13;
dönemde İslam coğrafyasında terör, göç ve mültecilik hareketlerinin ola&#13;
bildiğince yoğun yaşandığı dikkate alındığında sorunun çözümü nokta&#13;
sında Müslümanlara ayrıca önemli sorumlulukların düştüğü bir vakıadır.&#13;
 Türkiye, jeopolitik konumu ile terör, göç ve mültecilik problemle&#13;
rini belki de en önde ve derinden hisseden ülkelerden biri olup pek çok &#13;
Avrupa ülkesinin bu drama sessiz kaldığı bir konjonktürde gerek dini &#13;
gerekse tarihi ve kültürel geçmişinin yüklediği sorumlulukla bu proble&#13;
min çözüm odağında yer almaya çabalamaktadır. Uyguladığı “açık kapı” &#13;
politikasıyla ülkesine gelen sığınmacılara ve mültecilere elinden gelen &#13;
yardımı yapmakta ve onları yüzüstü bırakmamaktadır. Türkiye, nere&#13;
deyse tüm şehirlerine dağılmış 3 milyonu aşkın sığınmacıya kucak açmış &#13;
ve onların güvenlikten sağlığa, eğitimden istihdama ve barınmaya kadar &#13;
birçok ihtiyacını yaklaşık 13 milyon dolarlık bir kaynak ayırarak karşıla&#13;
mıştır ve karşılamaya da devam etmektedir.  Bu hususlar dikkate alındığında ülkemizin gündemini 2011 yılın&#13;
dan beri yoğun bir şekilde meşgul eden terör, göç ve mültecilik konusunu &#13;
incelemenin bir gereklilik haline geldiği söylenebilir. Nitekim buradan &#13;
hareketle Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi olarak &#13;
ev sahipliği yaptığımız Din Sosyolojisi Anabilim Dalı XII. Koordinas&#13;
yon Toplantısı’nı, “İslam Coğrafyasında Terör, Göç ve Mültecilik” adlı &#13;
bir sempozyum eşliğinde gerçekleştirdik ve bu anlamda alana bir katkı &#13;
sağlamaya çalıştık. Bu kitap, söz konusu sempozyumda “Terör”, “Göç” &#13;
ve “Mültecilik” olmak üzere üç başlık altında sunulan bildirilerin gözden &#13;
geçirilmiş, güncellenmiş ve kitap bölümü formatında tasarlanmış halini &#13;
ihtiva etmektedir. Sempozyumda sunulan bildirilere ilave olarak okuyu&#13;
cuya genel bilgi vermek amacıyla her bölüme terör, göç ve mültecilik ko&#13;
nularını sosyal bir olgu olarak ele alan birer giriş yazısı ekledik. Kitabın &#13;
terör, göç ve mültecilik konusundaki temel problemlerin anlaşılmasına, &#13;
yorumlanmasına ve ayrıca çözümüne az da olsa katkı sağlayacağını ümit &#13;
ediyoruz. &#13;
Sempozyumun tertip edilmesi ve böyle bir çalışmanın ortaya çık&#13;
ması noktasında maddi ve manevi hiçbir desteğini esirgemeyen başta &#13;
rektörümüz Prof. Dr. Hüseyin KARAMAN olmak üzere Recep Tayyip &#13;
Erdoğan Üniversitesi Rektörlüğü’ne, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi &#13;
Geliştirme Vakfı’na ve Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi İlahiyat Fakül&#13;
tesi Dekanlığı’na teşekkürü bir borç biliyoruz. Yine Rize Müftülüğü’ne, &#13;
Çaykur Genel Müdürlüğü’ne, Rize Ticaret Borsası’na, Rize  Ziraat Odası &#13;
Başkanlığı’na ve Rize Belediyesi’ne de katkılarından dolayı şükranlarımı&#13;
zı sunuyoruz
</description>
<pubDate>Sun, 01 Jan 2017 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://hdl.handle.net/11436/10985</guid>
<dc:date>2017-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Güneysu'da Dini-Sosyal-Kültürel ve Sanatsal Hayat</title>
<link>https://hdl.handle.net/11436/10984</link>
<description>Güneysu'da Dini-Sosyal-Kültürel ve Sanatsal Hayat
Yavuz, Salih Sabri; Erkan, Ümit
TAKDİM&#13;
 Mekânlar, üzerinde yaşayan insanların mekânın kendilerine sundu&#13;
ğu olanakları değerlendirerek ona kattığı değerlerle büyür, anlam kaza&#13;
nır ve birer edebî ve kültürel muhît olurlar. Doğduğumuz ya da üzerinde &#13;
yaşam sürdüğümüz bu mekânlar bireylerin bir cemiyet ve birliktelik ül&#13;
küsünü oluşturmasında dinî, sosyal, kültürel, iktisadî ve sanatsal açıdan &#13;
bireye vatan hizmeti görür. Abraham Maslow’un meşhur kişilerin gerek&#13;
sinimleri kuramında güvenlik ihtiyacı başlığı altında yer alan barınılacak &#13;
yer işte bu vatan toprağında mümkün olur. &#13;
Mekânın ve coğrafyanın tarihi insanın tarihidir. Kendi öz cevherle&#13;
rini koruyan millet, coğrafyasını da kültürünü de korur. Böylelikle aynı &#13;
mekânı paylaşan insanlar sürekli tazelenirler. Bu tazeleniş, medeniyetin &#13;
inşasında en önemli adımlardan biridir. Aksi hâlde tarih sahnesinden si&#13;
linirler. Tarihin sayfalarından silinen milletler ve devletlerin müzelik vas&#13;
fına indirgenmelerinin sebebinde kendi değerlerine sahip çıkmamaları ve &#13;
geçmişin birikimini gelecek kuşaklara aktaramamalarının sonuçları yer &#13;
alır.&#13;
 Mekânın geçmişle gelecek arasında kurduğu bağın farkında olan&#13;
lar, onun karşımıza çıkardığı tarihî yükü sırtlayanlardır. Bununla birlikte &#13;
yarınlar için mekânın künhüne vakıf olanlar yaşadığı çevreye hatta bu &#13;
çevreyle ilişkili olan bir medeniyete hükmedecek olanlardır. &#13;
Bugün burada birincisini düzenlediğimiz Güneysu Sempozyumu &#13;
ile Güneysu’nun kimliğini oluşturan dinî, sosyal kültürel ve sanatsal &#13;
hayatı akademik dinamiklerimizle ortaya çıkartıp bilgilendirmeyi, tar&#13;
tışmayı, muhasebesini yapmayı ve netice olarak akademik bağlamdaki &#13;
sonuçlarını şehrin ve milletimizin hafızasına emanet etmeyi planlıyoruz. &#13;
“Zaman bendedir ve Mekân bana emanettir şuurunda bir gençliğin” ye&#13;
tişmesi için akademik perspektifle düzenlenen bu sempozyumlar işte bu &#13;
şuuru geliştirmeyi hedeflemektedir. &#13;
6 Güneysu’da Dinî – Sosyal – Kültürel ve Sanatsal Hayat&#13;
 Eskiden bir nahiye iken sonrasında ilçe konumuna geçen ve her ge&#13;
çen gün büyüyen Güneysu bir edebî muhit olarak pek çok isme evsahip&#13;
liği yapmıştır. İnsanın olmadığı yerde mekânın önemi yoktur. 4 oturum&#13;
luk bir sempozyuma konu olan Güneysu’yu ayakta utan Güneysulular ve &#13;
Güneysu’da yaşayan Güneysu ile iletişim hâlinde olanlardır.&#13;
 Güneysu’da Dini Sosyal Kültürel ve Sanatsal Hayat isimli sempoz&#13;
yumda sunulmuş olan ve bu kitapta bir araya getirilen tebliğler, bu top&#13;
raklarına anlamına, tarihine ve kültürüne katkıda bulunacak ve şehrin &#13;
hafızası olma niteliğine sahip olacaktır. Recep Tayyip Erdoğan Üniversi&#13;
tesi İlahiyat Fakültesi ile İlim Öğrenenlere yardım Vakfı işbirliğiyle 20-22 &#13;
Ekim 2017 tarihinde gerçekleştirilen bu sempozyum Üniversitemizin dış &#13;
paydaşlarıyla işbirliğinin somut bir göstergesidir. Bu tür dayanışmalar &#13;
artarak devam edecğini temenni ediyorum. &#13;
Sempozyumun gerçekleşmesinde katkılarını ve desteklerini esir&#13;
gemeyen rektörümüz Prof. Dr. Hüseyin Karaman’a, İlim Öğrenenlere &#13;
Yardım Vakfı Başkanı Ahmet Gür Bey’e ve vakıf adına sempozyumun &#13;
hazırlıklarından sonuna kadar yanımızda yer alan Yusuf Yılmaz ve Hik&#13;
met Yanık Beylere, fikren ve fiilen desteklerini esirgemeyen İdris Hızır &#13;
Beye’e, hazırlık aşamasında ilçe kaymakamı olan İhsan Baydaş Bey’e, şu &#13;
anki kaymakam Davut Düzgün Bey’e, Fakültemiz adına sempozyum dü&#13;
zenlemesinde yer alanlara ve her aşamasında yanımızda olan ve gayret &#13;
gösteren deken yardımcım Yrd. Doç. Dr. Ümit Erkan’a teşekkür ediyo&#13;
rum. Eserin, Güneysu’da din eğitimine ve öğretimine katkı sunmuş, kıy&#13;
metli şahsiyetlerin hizmet ve faaliyetlerinin anlatılarak, bu şahsiyetlerin &#13;
gelecek nesillere tanıtılmasına, Güneysu’da geçmişten günümüze kadar &#13;
dini eğitim alanında hizmet vermiş kurumların tarihsel gelişim sürecinin &#13;
analiz edilmesine, Güneysu’nun kültürel gelişimini ayrıntılarıyla ortaya &#13;
konulmasına, Güneysu’nun dini ve kültürel hayatını bütün boyutlarıyla &#13;
ortaya çıkararak, dini ve kültürel hizmetler sahasında gelecekte üstlene&#13;
bileceği muhtemel rolün tespitine imkân sunmasına yardımcı olacağını &#13;
umuyor, faaliyetin hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Hak’tan temenni &#13;
ediyorum. &#13;
Prof. Dr. Salih Sabri Yavuz
</description>
<pubDate>Sun, 01 Jan 2017 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://hdl.handle.net/11436/10984</guid>
<dc:date>2017-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</channel>
</rss>
