<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
<channel>
<title>Kamu Hukuku Bölümü Koleksiyonu</title>
<link>https://hdl.handle.net/11436/910</link>
<description/>
<pubDate>Mon, 29 Jun 2026 00:15:35 GMT</pubDate>
<dc:date>2026-06-29T00:15:35Z</dc:date>
<item>
<title>Veto (geri gönderme) yetkisinin anlamı, Türk anayasalarında düzenlenişi ve yasama fonksiyonunun özellikleri açısından i̇ncelenmesi</title>
<link>https://hdl.handle.net/11436/9514</link>
<description>Veto (geri gönderme) yetkisinin anlamı, Türk anayasalarında düzenlenişi ve yasama fonksiyonunun özellikleri açısından i̇ncelenmesi
Hamurcu, Onur
Veto kurumu ile hatalı ya da hukuka aykırı olduğunu düşünülen kanunların bir kez daha görüşülmesi amaçlanır. Veto ve geri gönderme kavramı teknik anlamda iki farklı kavramdır. Bu farklılık ikinci görüşmedeki kabul sayıları açısından ortaya çıkmaktadır. Şayet ikinci görüşmede aynı metin farklı bir çoğunluk öngörülmeden kabul edilebiliyorsa burada bir geri gönderme yetkisinin varlığından bahsedilmektedir. Bununla birlikte ilk kabulden daha farklı bir çoğunluk öngörülmüş ise burada bir veto yetkisi söz konusudur. Cumhuriyet öncesi dönemde mutlak veto şeklinde karşımıza çıkan durum mevcut haliyle güçleştirici veto yetkisine evrilmiştir. Yasama organının özellikle aslilik ilkesi kapsamında veto yetkisinin bir geri gönderme biçiminde düzenlenmesi, olası siyasi çatışmalardan kaçınmak adına Cumhurbaşkanına kanunların yürürlüğü öncesinde, iptal davası açma yetkisi vermek ve kanunlaşan metni yürürlüğe girmeden yargı denetimine tabi kılmak gibi alternatiflerin düşünülmesi son derece önemlidir.
</description>
<pubDate>Mon, 01 Jan 2024 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://hdl.handle.net/11436/9514</guid>
<dc:date>2024-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Rus i̇lhakı sonrasında Kırım Tatarlarına yönelik i̇nsan hakları i̇hlalleri: Toplanma ve örgütlenme hakları üzerine kapsamlı bir analiz</title>
<link>https://hdl.handle.net/11436/9479</link>
<description>Rus i̇lhakı sonrasında Kırım Tatarlarına yönelik i̇nsan hakları i̇hlalleri: Toplanma ve örgütlenme hakları üzerine kapsamlı bir analiz
Ercan, Osman; Kolçak, Hakan
Kırım Tatarlarının çokkültürlü Kırım Yarımadası’ndaki yaşamları, 18. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Rus hâkimiyeti dolayısıyla siyasi ve sosyal açılardan sorunlu bir süreç olarak ilerlemiştir. İkinci Dünya Savaşı sırasında yaşadıkları büyük sürgün nedeniyle ağır hak ihlallerine maruz kalan Kırım Tatarlarının talihi, Sovyet dönemi boyunca da birçok hak yönünden mahrumiyetler içerisinde geçmiştir. Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından Ukrayna bünyesinde bazı hakları teslim edilen Tatarlar, 1996 Anayasası’nda tanınan ve düzenlenen özerklik haklarından istifade etmiştir. İnsan hakları açısından bazı sınırlılıklar içeriyor olsa da görece olumlu bu anayasal düzen, Rusya Federasyonu’nun 2014 yılının mart ayında Kırım’ı ilhak etmesi akabinde tekrardan sekteye uğramış ve Kırım Tatarları birtakım insan hakları ihlalleri ile karşı karşıya kalmıştır. Bahse konu ihlalleri; mülkiyet hakkı, ifade hürriyeti, din hürriyeti ve çeşitli kolektif haklar yönünden irdeleyen çalışmalar yayımlanmıştır. Rus ilhakı sonrasında toplanma ve örgütlenme hakları bakımından kayıtlara geçen ihlallerin analizine yönelik olarak ise öğretide genel bir ihmalin varlığı söz konusudur. Çalışmamız, bu ihmalin ortadan kaldırılmasını hedeflemektedir. Bu bağlamda, Rus ilhakı sonrasında gerek sivil toplum kuruluşları gerek devlet kurumları tarafından düzenli bir şekilde yayımlanan insan hakları temalı raporlar irdelenmekte; toplanma ve örgütlenme haklarına yönelik Kırım’daki Rus yönetiminin ihlallere sebebiyet veren uygulamaları tespit edilmektedir. Söz konusu ihlallerin tespiti ile Tatar Türklerinin mevcut sorunlarına ilişkin bölgesel ve uluslararası farkındalığın artırılabileceği de çalışmamızda ayrıca ileri sürülmektedir.
</description>
<pubDate>Sun, 01 Jan 2023 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://hdl.handle.net/11436/9479</guid>
<dc:date>2023-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>15.07.2023 tari̇hi̇nden önce kurum akti̇fi̇ne kaydedi̇len taşinmazlarin satişindan elde edi̇lecek kazançlar bakimindan taşinmaz satiş kazanci i̇sti̇snasi</title>
<link>https://hdl.handle.net/11436/9450</link>
<description>15.07.2023 tari̇hi̇nden önce kurum akti̇fi̇ne kaydedi̇len taşinmazlarin satişindan elde edi̇lecek kazançlar bakimindan taşinmaz satiş kazanci i̇sti̇snasi
Topçu, Kader Melis
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5/1-e maddesinde kurumların en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazlarının satışından doğan kazançlarının %50’lik kısmının, kurumlar vergisinden müstesna olduğu belirtilmişti. Özellikle kurumlar açısından oldukça önem arz eden bu istisna, 7456 sayılı Kanun ile kaldırılmıştır. Ancak 7456 sayılı Kanunun 22. maddesi ile Kurumlar Vergisi Kanunu’na eklenen geçici 16. maddede, 15 Temmuz 2023’ten önce kurumların aktifinde yer alan taşınmazlar bakımından, taşınmaz satış kazancı istisnasının %25 olarak uygulanmasına devam edeceği hüküm altına alınmıştır. Taşınmaz satış kazancı istisnasının 15.07.2023 tarihinden önce kurum aktifine kaydedilen taşınmazlar bakımından uygulanabilecek olması, yüksek enflasyon nedeniyle ortaya çıkan fiktif kârlara maruz kalmak istemeyen kurumlar bakımından istisnanın öneminin korunmasına sebep olmuştur. Bu nedenle bu çalışmada öncelikle taşınmaz satış kazancı istisnası hakkında bilgi verilecek ve anılan istisnaya ilişkin vergi idaresinin uygulaması vergi idaresinin özelgeleri göz önünde tutularak incelenecektir.
</description>
<pubDate>Sun, 01 Jan 2023 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://hdl.handle.net/11436/9450</guid>
<dc:date>2023-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Çocuğun sanal cinsel istismarı</title>
<link>https://hdl.handle.net/11436/7927</link>
<description>Çocuğun sanal cinsel istismarı
Can, Neslihan
Çocuğun sanal cinsel istismarı, internet ve özellikle sosyal medya araçlarının&#13;
yaygınlaşması ile birlikte büyük bir probleme dönüşmektedir. Çocukların sanal&#13;
cinsel istismar teşkil eden fiillerden korunması için pek çok ülkede bu fiiller için&#13;
cezai yaptırım öngörülmekte iken bu fiiller Türk hukukunda münhasır bir suç tipi&#13;
olarak değerlendirilmemektedir ve cinsel taciz veya müstehcenlik suçu bünyesinde&#13;
ele alınmaktadır. Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen&#13;
suçlarda davranışın bedensel temas içerip içermemesi, temel bir ölçüt olarak kabul&#13;
edilmiştir. Haksızlığın ağırlığını belirlemedeki bu bedensel temas ölçütü, bugünün&#13;
teknolojisi karşısında bazı hallerde yetersiz kalabilmektedir. Sanal ortamdaki&#13;
davranışların bedensel temas içermeyen yapısı nedeniyle özellikle çocuklara yönelik&#13;
sanal ortamda gerçekleştirilen davranışların hususi olarak ele alınması zorunludur.&#13;
Bu konuda TCK’daki cinsel taciz (m 105) hükmü haksızlığın yoğunluğunu&#13;
karşılayamamaktadır.&#13;
Bu çalışmanın amacı, sanal ortamda çocuğa yönelik cinsel istismarı hedefleyen&#13;
birtakım davranışların mahiyetini tespit etmek, hangi aşamada faile yönelik ceza&#13;
hukuku yoluyla müdahale edileceğini belirlemek ve Türk ceza hukukundaki olası&#13;
kanun boşluklarına işaret etmektir. Zira çocuklara yönelik sanal ortamdaki cinsel&#13;
dokunulmazlık ihlallerinde ceza hukuku, prima ratio karakteriyle karşımıza&#13;
çıkmaktadır. Bu çalışmada sosyal medya, oyun siteleri veya sair sanal platformlarda&#13;
çocukla tanışılması ve çocuğun cinsel istismar edilmesine değin geçen manipülasyon&#13;
süreci aşamalar halinde incelenmiştir. Ampirik çalışmalardan da yararlanarak belirli&#13;
bir fail ve mağdur tipolojisinin mevcut olup olmadığı ele alınmıştır.; Cyber grooming turns out to be a huge problem with respect to child abuse because the&#13;
internet and social media devices become prevalent. In most states, cyber grooming&#13;
acts are criminalized in order to protect the children from cyber grooming whereas&#13;
according to the Turkish Criminal Code (TCC) cyber grooming is not exclusive type&#13;
of crime, it is considered within sexual harassment or obscenity. In TCC it is accepted&#13;
for crimes against sexual immunity whether a behaviour includes physical contact&#13;
or not as a main criteria. However physical contact criteria in terms of determining&#13;
the gravity of unjustness is not quite sufficent regarding to today’s technology. It is&#13;
indispensable that acts towards the child should be taken into account seperately since&#13;
the acts occur in cyberworld. In this regard sexual harassment in article 105 of TCC&#13;
does not meet the gravity of unjustness of cyber grooming.&#13;
The aim of this study is to determine characteristics of grooming acts targeting sexual&#13;
abuse against children in the cyberworld, at which point the perpetrator will be&#13;
intervened through criminal law and point out the loophole in Turkish criminal law.&#13;
Because criminal law steps in with its prima ratio character in case of violation of&#13;
sexual immunity of the child in cyberworld. In this study, the manipulation process of&#13;
meeting the child and sexual abuse of the child on social media, game sites or any other&#13;
virtual platforms was examined in stages. Using empirical studies, it was discoursed&#13;
whether a specific perpetrator and victim typology available or not.
</description>
<pubDate>Sat, 01 Jan 2022 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://hdl.handle.net/11436/7927</guid>
<dc:date>2022-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</channel>
</rss>
