Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi

DSpace@RTEÜ, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.



 

Güncel Gönderiler

Öğe
Doğu Karadeniz bölgesinde yayılış gösteren Ricania simulans'dan asetilkolinesterazın saflaştırılması ve inhibisyonu
(Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2022) Kızıl, Demet; Dinçer, Barbaros
Bu çalışmada, Ricania simulans'ın (Walker, 1851) (Hemiptera: Ricaniidae) nimf ve erginlerinden asetilkolinesterazın saflaştırılması ve enzim inhibisyonu üzerinden bu zararlıyla mücadele amaçlanmıştır. Asetilkolinesterazlar, Edrofonyum-Sepharose 6B afinite kolonuyla Ricania simulans'ın ergin ve nimflerinden, tek aşamada saflaştırılmıştır. Saflaştırılan asetilkolinesterazların, asetiltiyokoliniyodat substratı varlığında bazı kinetik özellikleri incelenmiştir. Enzimler, 40,0 oC'de ve pH 8,0'de en yüksek asetilkolinesteraz aktivitesi göstermiştir. Ricania simulans asetilkolinesterazlarının Km, Vmaks ve kcat değerleri sırasıyla erginler için 0,04±0,01 mM, 2.000,0±250 EU/mg protein ve 104,5±13 dk-1, nimfler için 0,02±0,01 mM, 500,0±52 EU/mg protein ve 30,3±6,4 dk-1 olarak hesaplanmıştır. Asetilkolinesterazın bilinen inhibitörleri takrin ve edrofonyum klorür ile yapılan çalışmalarda erginler için sırasıyla IC50 değerleri 18,0±0,3 ve 1,2±0,4 µM, nimfler için 2,4±0,3 ve 0,6±0,09 µM olarak belirlenmiştir. Yeni sentezlenmiş bileşiklerle yapılan inhibisyon çalışmalarında, Ricania simulans asetilkolinesterazın erginlerinde en etkili olan [Zn(HL)(bipy)(OClO3)] bileşiğinin IC50 değeri 3,2±0,8 µM; nimfler için en etkili olan [Ni(HL)(bipy)(OClO3)] bileşiğinin IC50 değeri 4,6±0,8 µM olarak tespit edilmiştir. Doğal bitki ekstraktlarıyla yapılan inhibisyon çalışmalarında, bu asetilkolinesterazlarda en etkili olan zeytin yaprağı su ekstrağının erginler ve nimfler için sırasıyla IC50 değerleri 20,3±1,2 ve 16,2±0,8 µg kuru madde/mL olarak belirlenmiştir. Bitki ekstraktlarının düşük konsantrasyonlarda etki göstermesi ve suyla ekstrakte edilmiş olmaları, bu tezde ön plana çıkan sonucu oluşturmaktadır. Bu çevre dostu ekstraklarla kimyasal ilaçlara gereksinim duyulmadan, bu ve benzer zararlılarla hem nimf hem de ergin aşamasında mücadele edilebilir.
Öğe
Ankilozan spondilit hastalarında nutrisyonel indekslerin hastalık aktivitesi ile ilişkisi
(Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2022) Derman, Eylül Akdeniz; Devrimsel, Gül
Giriş: Ankilozan spondilit (AS) omurga, sakroiliak eklem ve periferik eklem tutulumu olabilen kronik inflamatuvar bir hastalık olup seronegatif spondiloartropatiler arasında sınıflandırılmaktadır. Hastalık ilerleyen dönemlerde ciddi disabilite ve fonksiyon kısıtlılığına neden olabilmektedir. Bu nedenle inflamasyonun belirlenmesi ve kontrol altına alınması hastalığın takibinde önemlidir. AS hastalarında eşlik edebilen komorbiditeler, devam eden kronik inflamasyon ve çoklu ilaç kullanımına bağlı olarak malnutrisyon riski görülebilmektedir. Nutrisyonel indeksler inflamasyon üzerinde rol oynamaktadır. Biz bu çalışmamızda AS hastalarının Prognostik Nutrisyonel İndeks (PNI), Nutrisyonel Durum Kontrol İndeksi (CONUT) ve Nutrisyonel Risk İndeks (NRI) ile değerlendirdiğimiz nutrisyonel durumunun, hastalık aktivitesi ile ilişkisini saptamayı amaçladık. Gereç ve yöntem: Bu çalışmaya Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon polikliniğimizde Modifiye New York ve Assessment in SpondyloArthritis International Society (ASAS) kriterlerine göre Ankilozan Spondilit tanısı konularak takip ve tedavi edilen, Aralık 2020-Haziran 2021 tarihleri arasında başvuran 100 hasta ve 90 gönüllü sağlıklı hastane personeli dahil edildi. Çalışmaya dahil edilen hasta ve kontrol gruplarının cinsiyet, yaş, boy, kilogram, sigara kullanımı, eğitim durumu ve medeni durumları kaydedildi. Hasta grubunda ayrıca hastalık süresi, kullandığı ilaçlar, HLAB-27 pozitifliği, üveit, periferik artrit ve entezit öyküsü kaydedildi. Hastalık aktivitesinin değerlendirilmesinde Bath Ankilozan Spondilit Hastalık Aktivite İndeksi (BASDAI) ve Ankilozan Spondilit Hastalık Aktivite Skoru (ASDAS-CRP), fonksiyonel olarak değerlendirilmesinde Bath Ankilozan Spondilit Fonksiyonel İndeks (BASFI) , spinal mobilite değerlendirmesi için Bath Ankilozan Spondilit Metroloji İndeksi (BASMI) kullanıldı. Hastaların nutrisyonel değerlendirilmesinde ise hemogram ve biyokimya sonuçlarından ilgili parametrelerle hesaplanarak elde edilen PNI, NRI ve CONUT skorlamaları kullanıldı. Bulgular: Çalışmaya 100 AS hastası (42 kadın, 58 erkek) ve 90 gönüllü sağlıklı kişi (47 kadın, 43 erkek) olmak üzere toplam 190 kişi dahil edildi. Hasta grubunun yaş ortancası 44 (min 17, max 71) iken; kontrol grubunun 48,5 (min 19, max 70) olarak bulundu. Yaş, vücut kitle indeksi (VKI), cinsiyet, sigara kullanımı, medeni durum ve eğitim durumunda gruplar arasında fark yoktu. PNI değeri, AS hastalarında kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde düşük bulundu (p=0.004). AS hastalarını BASDAI skoru ile aktif - inaktif olarak gruplandırdığımızda (24 aktif, 76 inaktif) ise PNI değerinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark gözlenmedi (p=0.327). AS hastalarını ASDAS- CRP skoruna göre yüksek-çok yüksek ve düşük-orta olarak gruplandırdığımızda ise (60 yüksek-çok yüksek, 40 düşük-orta) PNI değerinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı. Hasta grubunda NRI değeri kontrol grubuna göre düşük olup istatistiksel olarak anlamlı fark bulundu (p=0.049). AS hastalarını BASDAI skoru ile aktif ve inaktif olarak gruplandırdığımızda (24 aktif, 76 inaktif) NRI değerinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı (p=0.876). AS hastalarını ASDAS-CRP skoruna göre yüksek-çok yüksek ve düşük-orta olarak gruplandırdığımızda ise (60 yüksek-çok yüksek, 40 düşük orta) NRI değerinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark tespit edilmedi (p=0.332). AS hastalarında CONUT değeri kontrol grubuna göre daha düşük düzeyde bulundu ancak bu fark istatiksel olarak anlamlı değildi (p=0.058). AS hastalarını BASDAI skoru ile aktif inaktif olarak gruplandırdığımızda (24 aktif, 76 inaktif) ise CONUT değerinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı (p=0.621). ASDAS-CRP skoruna göre yüksek-çok yüksek ve düşük-orta olarak gruplandırdığımızda ise (60 yüksek-çok yüksek, 40 düşük orta) CONUT değerinde anlamlı bir fark bulunmadı. Sonuç: Nutrisyonel indekslerin AS hastalarında sağlıklı kontrol grubuna göre daha düşük düzeyde olması, nutrisyonel indekslerin inflamasyon üzerinde rolü olabileceğini düşündürmektedir.
Öğe
Sekizinci sınıf öğrencilerinin yaratıcı düşünme becerilerinin incelenmesi
(Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2022) Demirci, Esra; Kar, Tuğrul
Bu araştırmada durum çalışması esas alınarak sekizinci sınıf öğrencilerinin yaratıcı düşünme becerileri incelenmiştir. Veri toplama aracı olarak kullanılan ve problem çözme, problem kurma ve yeniden tanımlama etkinliklerinden oluşan Yaratıcı Düşünme Testi 154 sekizinci sınıf öğrencisine uygulanmıştır. Öğrencilerin yanıtları yaratıcılığın akıcılık, esneklik ve orijinallik bileşenlerine göre analiz edilmiştir. Altı sekizinci sınıf öğrencisiyle ise etkinlik-temelli görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Etkinlik-temelli görüşmelerin analizinde teori ve veriye dayalı kod yöntemleri kullanılmıştır. Öğrencilerin yaratıcı düşünme sürecindeki anlayışları; geçerli ve yaratıcı yanıtların ortaya çıktığı aşamalar, yaratıcı yanıtlar oluşturan öğrencilerin nasıl düşündükleri ve yaratıcı yanıtlar üretilememesinin nedenleri olmak üzere üç başlıkta incelenmiştir. Araştırmanın bulgularına göre, yaratıcılığın her bir bileşeninde düşük puanlar sergilendiği tespit edilmiştir. Öğrencilerin deneyimleri ve farklı çözüm yöntemlerine yer verme isteğinin yaratıcı çözümler oluşturmayı teşvik ettiği belirlenmiştir. Etkinliğin ilgili olduğu konu ve kavramlarda bilgi eksikliği bulunması, sabit düşünme, kolay yanıtlara yer verme isteği ve yaratıcı etkinlik üzerine deneyimin bulunmamasının yaratıcı yanıtlar üretilmesi önündeki başlıca engeller olduğu belirlenmiştir.
Öğe
İlköğretim okulu öğretmenlerinin algılarına göre örgütsel dışlanma ile örgütsel mutluluk arasındaki ilişkinin incelenmesi
(Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2022) Ayyıldız, Şeyma; Kahveci, Gökhan
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin algılarına göre örgütsel dışlanma ile örgütsel mutluluk arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Bu araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2021-2022 eğitim öğretim yılında Rize il merkezinde ve ilçe merkezlerinde ilkokul ve ortaokulda görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmada basit seçkisiz örneklem yöntemi kullanılmış olup 356 öğretmen araştırma grubuna dâhil edilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Örgütsel Dışlanma Ölçeği", "Örgütsel Mutluluk Ölçeği" ve "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda öğretmenlerin örgütsel dışlanma algılarının düşük ve örgütsel mutluluk algılarının yüksek düzeyde olduğu görülmektedir. Araştırmada öğretmenlerin örgütsel dışlanma ile örgütsel mutluluk algıları arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir.
Öğe
Sodyum hidroksit ile aktive edilmiş obsidyen, atık cam ve uçucu kül içeren harçların mekanik ve mikroyapı özelliklerinin incelenmesi
(Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2022) Çakmak, Talip; Ustabaş, İlker
Dünyada su tüketiminden sonra en çok kullanılan malzeme betondur. Betonun inşaat sektöründen bu derece fazla kullanılması betonun ekonomik oluşundan ve sahip olduğu dayanım ve dayanıklılık gibi özelliklerinden kaynaklanmaktadır. Ancak betonun ham maddesi olan çimentonun betona sağladığı katkıların yanında üretimi ve kullanılması sırasında ortaya çıkan CO2 salınımı nedeniyle çevreye zarar verdiği gözlemlenmektedir. Dünya genelinde çimento üretimi ve kullanımından dolayı gerçekleşen salınım tüm salınımın %7-9'luk kısmını oluşturmaktadır. Bu gibi faktörler göz önüne alınarak sürdürülebilir teknolojiler düşünüldüğünde çimentosuz beton teknolojileri bir alternatif olarak karşımıza çıkmaktadır. Sanayi ve inşaat atığı malzemelerin (uçucu kül ve atık cam vb.) depolama, çevre ve ekosisteme verdikleri zararlar da göz önüne alındığında bu malzemelerin sürdürülebilir teknolojilerde kullanılması, atıkların çevreye zararlarını önlemekte ve yeni malzemeler geliştirilmesini sağlamaktadır. Bu çalışmada obsidyen, atık cam, uçucu kül ve bu üç malzemenin %75, %50 ve %25 oranlarında karışımları, sodyum hidroksit (NaOH) ile aktive edilerek harç numuneler üretilmiştir. Harçların üretiminde 12 molar (M) NaOH çözeltisi kullanılarak 13 farklı obsidyen, atık cam ve uçucu kül içeren harç numuneler hazırlanmıştır. Bu üretilen harç numuneler dört farklı gruba ayrılarak her bir grup 75 °C, 90 °C, 105 °C ve 120 °C sıcaklıklara sahip etüvlerde 72 saat bekletilmişlerdir. Elde edilen harç numuneler 7, 28 ve 90 gün sonunda eğilme ve basınç testine tabi tutulmuştur. Kullanılan bağlayıcı malzemelerin kimyasal analizleri, harç numunelerin taramalı elektron mikroskobu (SEM-EDS) görüntüleri üzerinden mikro yapısal incelemeleri yapılmıştır. Bu çalışma sonucunda, obsidyen ve atık camın geopolimer üretiminde kullanılabileceği görülmüştür. Obsidyen, atık cam ve uçucu kül karışımlarının birbirlerinin eğilme ve basınç dayanımlarını etkilediği tespit edilmiştir. 90oC sıcaklığının en uygun geopolimer üretme sıcaklığı olduğu görülmüştür. Ayrıca yapılan farklı kombinasyonlarda ise kullanılan malzemelerin birbiri ile uyumlu çalışarak mekanik özelliklerin gelişmesine katkı sağladığı görülmüştür. SEM ve EDS analizlerinde en kompakt yapıya sahip numunelerde en yüksek dayanım değerleri tespit edilmiştir.