Obstrüktif uyku apnesi nedeniyle palatal cerrahi yapılan hastaların preoperatif ve postoperatif semptom, muayene ve laboratuvar bulgularının karşılaştırılması

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Amaç: Obstrüktif uyku apne sendromu(OUAS), uyku sırasında üst solunum yolunun tekrarlayan kollapsları nedeniyle ortaya çıkan apne ve hipopneler ile seyreden, uyku bölünmelerinin eşlik ettiği, gündüz uykululuk haliyle karakterize kronik bir hastalıktır. OUAS kardiyovasküler hastalık, inme, metabolik sendrom gibi komorbid hastalıklara neden olmaktadır. Hastaların yaşam kalitesini bozmakta, iş ve trafik kazalarına yol açabilmektedir. Çalışmamızda palatal cerrahi endikasyonu ile opere olmuş OUAS hastalarında yapılan cerrahilerin etkinliğininin araştırılması amaçlanmıştır. Yöntem: Bu çalışmada kliniğimizde OUAS nedeniye palatal cerrahi uygulanan 58 hastanın verileri retrospektif olarak incelendi. Hastaların demografik verileri, body mass index(BMI), boyun çevresi, gerçekleştirilen operasyonun tipi ve takip süreleri kaydedildi. Preoperatif ve postoperatif yapılan polisomnografi(PSG) ve fizik muayene bulguları, Epworth uykululuk ölçeği ve Pitsburg uyku kalitesi ölçeği skorları değerlendirildi. Postoperatif AHI değerinin preoperatif AHI değerine göre %50 veya daha fazla düşmesi ve postoperatif AHI değerinin 15'in altında olması cerrahi başarı kriterleri olarak kabul edildi ve hastalar bu kriterlere göre değerlendirildi. Bulgular: Palatal cerrahi uygulanan 47 hastanın operasyonu başarılı iken 11 hastanınki başarısız bulundu. Başarısız grupta preoperatif PSG'de oksijen satürasyonunun %70-80, %80-90 aralığında ve %90'ın altında geçirdiği uyku süresi yüzdesi değerleri başarılı gruba göre anlamlı olarak yüksek bulundu. Diğer preoperatif PSG verilerinde ve uykululuk ölçeği skorlarında başarılı ve başarısız grup arasında anlamlı farklılık görülmedi. Preoperatif BMI ile preoperatif PSG'de oksijen satürasyonunu %90'ın altında geçirdiği uyku yüzdesi arasında pozitif yönde ve zayıf düzeyde anlamlı bir ilişki bulundu. Başarılı grubun uyku latansı dışındaki değerlerinde preoperatif döneme göre postoperatif dönemde anlamlı iyileşme görüldü. Başarısız grupta ise preoperetif ve postoperatif PSG ve uykululuk ölçeği verileri arasında anlamlı değişiklik görülmedi. Sonuç: Uygun endikasyon konularak yapılmış palatal cerrahiler OUAS için günümüzde etkin bir tedavi şekli olarak gözükmektedir. OUA'nın ağırlık değerlendirmesi ve palatal cerrahilerin etkinliği tek başına apne hipopne indeksi(AHI) ile değil özellikle oksijen desatürasyonu olmak üzere diğer PSG parametreleri ile de değerlendirilmelidir.

Objective: Obstructive sleep apnea syndrome(OSAS) is a chronic disease characterized by apnea and hypopnea occurring due to repetitive collapses of the upper respiratory tract during sleep, accompanied by sleep interruptions and daytime sleepiness. OSAS causes comorbid diseases such as cardiovascular disease, stroke and metabolic syndrome. It impairs the quality of life of patients and may lead to work and traffic accidents. In our study, it was aimed to investigate the effectiveness of surgeries performed in OSAS patients who were operated with the indication of palatal surgery. Method: In this study, the data of 58 patients who underwent palatal surgery for OSAS in our clinic were reviewed retrospectively. Demographic data, Body Mass Index(BMI), neck circumference, type of operation performed and follow-up times of patients was recorded. Preoperative and postoperative polysomnography(PSG) and physical examination findings, Epworth sleepiness scale and Pitsburg sleep quality scale scores were evaluated. A decrease of %50 or more in the postoperative AHI value compared to the preoperative AHI value and a postoperative AHI value below 15 were accepted as surgical success criteria and the patients were evaluated according to these criteria. Results: Among the patients who underwent palatal surgery, 47 patients were successful and 11 patients were unsuccessful. In the unsuccessful group, the percentage of sleep time with oxygen saturation in the range of %70-80, %80-90 and below %90 in preoperative PSG were found to be significantly higher than the successful group. There was no significant difference between successful and unsuccessful groups in other preoperative PSG data and sleepiness scale scores. A positive and weakly significant correlation was found between preoperative BMI and the percentage of sleep time with oxygen saturation below 90% in preoperative PSG. Values other than sleep latency of the successful group showed significant improvement in the postoperative period compared to the preoperative period. In the unsuccessful group, there was no significant difference between the preoperative and postoperative PSG and sleepiness scale datas. Conclusion: Palatal surgeries performed with appropriate indications seem to be an effective treatment modality for OSAS today. The severity of OSAS and the effectiveness of palatal surgeries should be evaluated not only with the apnea-hypopnea index(AHI) but also with other PSG parameters, especially oxygen desaturation.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Obstrüktif uyku apnesi sendromu, horlama, polisomnografi, Obstructive sleep apnea syndrome, snoring, polysomnography

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye

Onay

İnceleme

Ekleyen

Referans Veren